Akça Koca Zaviyesi’nin kesin inşa tarihi bilinmemektedir. İrene Beldiceanu’nun aktardığı 15. yüzyıla ait vakıf kayıtlarına dayanılarak zaviyenin 15. yüzyıldan önce var olduğu ileri sürülebilir. Yapıda bulunan kitabe, 1831 yılında bir onarım gerçekleştirildiğini düşündürmektedir.
Doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen planlı olan yapı, birbirine yuvarlak kemerle bağlanan mescit ve mezar odası bölümlerinden oluşmaktadır. Duvarlarda kaba yonu taş, kemer ve tonozda düzgün kesme taş kullanılmıştır. Yapıya, doğu cephesinin kuzey köşesine yerleştirilen kapıdan girilmektedir. Güney ve kuzey cepheler sağır bırakılmış, doğu ve batı cephelerine birer pencere açılmıştır. Türbe bölümü, mescit bölümünden daha yüksek yapılmıştır.
Giriş kapısı, doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen planlı mescit bölümüne açılmaktadır. Bu bölümün batı cephesinde, güney ve kuzey duvarlara oturan kemerli açıklıktan türbe kısmına geçilmektedir. Mescit bölümünün ortasına yerleştirilen mermer sütun üzerine, dört yönde uzanan beton kolonların taşıdığı beton bir üst örtü yapılmıştır. Bu mekânın özgün hâlinde tonozla örtülmüş olması gerektiği düşünülmektedir.
Mescit bölümünün güney duvarının ortasında yarım daire biçiminde düzenlenmiş mihrap yer almaktadır. Kavsarasız mihrap nişinin köşelikleri yalın bırakılmış ve niş, bir silme kuşağıyla tepelik bölümünden ayrılmıştır. Tepelik kısmındaki kitabeye göre yapı veya belki de yalnızca mihrap, 1831 yılında Ali oğlu Osman oğlu Yusuf oğlu Yahya tarafından onarılmıştır. Kitabenin muhtemelen bir onarım kitabesi olduğu düşünülmektedir.
Mescit bölümünün batısındaki türbe, dikdörtgen planlı olup tekne tonozla örtülmüştür. Burada, zaviyenin kurucusu Akça Koca’ya ait olduğu söylenen mezar bulunmaktadır. Mezarın baş taşındaki kitabe yıprandığı için okunamamaktadır. Ayak taşında kabartma olarak Mühr-ü Süleyman bezemesi yer almaktadır. Tekne tonozun tepesinde, 2 sıra hâlinde üçer adet olmak üzere toplam 6 dairesel ışık gözü bulunmaktadır.
Yapıda, mihraptaki basit silmeler ve mezar taşındaki Mühr-ü Süleyman motifi dışında süsleme bulunmamaktadır. Zaviye, 1831 yılındaki onarımın dışında, son zamanlarda betonarme üst örtüsü ve sıvanmış duvarlarıyla bir onarım geçirmişe benzemektedir.