Kostantin bu gibi büyük kubbeler, şifa yurtları, okullar, misafirhaneler, hastahaneler ile Ayasofya etrafını donatıp ve Makedonya şehrini bezeyip anılan Binbir kubbelerin ta ortasında Tavukpazarı adlı yerde göklere baş çekmiş zımpara taşından yüksek bir sütun yapıp en yüksek tepesine beyaz ham mermer üzerine bir kuş heykeli yaptırdı. Her sene o kuş vefk etkisiyle bağırıp kanatlarını açınca Huda’nın büyüklüğü yedi iklimde ne kadar zeyrek kuş ve sığırcık kuşları varsa bütün dünya bahçelerine yayılıp gagalarına birer zeytin, pençelerine ikişer zeytin alırlar, her kuş üçer hediye zeytin tanesi ile İstanbul’a gelip anılan direğin altında olan kiler kubbesinin zirvesindeki delikten zeytinleri bırakıp hizmeti yerine getirip giderlerdi. Aceb tılsım etkisidir. Bu zeytinleri bütün ruhhanlar yiyip açlıklarını giderirlerdi.
Kaynak: Kahraman, Seyit Ali; Dağlı, Yücel, Günümüz Türkçesiyle Evliya Çelebi Seyahatnamesi: İstanbul, 1. Cilt 1. Kitap, YKY Yayınları, İstanbul, 2003, s. 19-20.
Boyu 100 arşındır, bu da Peygamber Efendimizin doğduğu Pazartesi gecesi depreminden zarar görmüştür. Ustalar eski İstanbul demiriyle adam uyluğu kalınlıkta demir kemerler ile bu tılsımlı direği kırk adet yerinden sarmışlar, hala ayakta ve sabit durur. Bu sütun İskender-i Rumi tarihinden 130 sene önce yapılmıştır ki ve Hicret’in 970 [1562] tarihine kadar bu şehrin başlangıcından beri 2.390 yıl olduğu bilinmektedir.
Kaynak: Kahraman, Seyit Ali; Dağlı, Yücel, Günümüz Türkçesiyle Evliya Çelebi Seyahatnamesi: İstanbul, 1. Cilt 1. Kitap, YKY Yayınları, İstanbul, 2003, s. 32-33.
