Mehmet Gazi Türbesi, Melik Mehmet Gazi’nin tahta çıktığı 1134 yılı ile vefat ettiği 1143 yılı arasındaki dönemde Medrese ile beraber inşa edildiği düşünülmektedir. Kaynaklarda, kurucu dedesi Dânişmend Ahmet Gazi’nin fethettiği bu topraklara sahip çıkan ve beyliğin idare merkezini Sivas’tan Kayseri’ye taşıyarak şehri başkent yapan Danişmentli hükümdarı Melik Mehmet Gazi’nin 6 Ocak 1143 tarihinde vefat ettiği belirtilmektedir. Vefatının ardından, Kayseri’de bizzat inşa ettirdiği Ulu Cami’nin güney cephesinde, kendi yaptırdığı medresenin içinde ve cephenin ortasına bitişik şekilde konumlandırılan bu türbeye defnedilmiştir. Ancak günümüze orijinal bir kitabenin ulaşmaması nedeniyle, türbenin kesin olarak ona ait olup olmadığı bilimsel açıdan kesinlik kazanmamıştır. Türbe, halk arasında genellikle Pınarbaşı’nda bulunan babasının (asıl Melik Gazi’nin) türbesiyle karıştırılmaktadır.

Günümüzde türbe, özgün yapıya ait olmayan modern ve sonradan şekillendirilmiş bir koruma düzenlemesi içinde yer almaktadır. Türbenin çevresinde kot farkı oluşturulmuş; girişe inen avlu bölümü modern merdivenler, zemin kaplamaları ve çevre düzenlemesiyle biçimlendirilmiştir. Avlu duvarları, metal korkuluklar, bahçe düzenlemesi, mezar taşlarının bugünkü yerleşimi, cam-çelik koruma örtüsü ve türbe cephesindeki bilgilendirme levhası sonradan eklenmiş unsurlardır. Günümüzde görülen düzgün kesme taş görünümlü cephe düzenlemesi de yapının özgün hâline ait olmayıp sonraki müdahalelerle oluşmuş bir mimarî düzenleme olarak değerlendirilmelidir.

Selçuk Zeki Karakimseli’nin yaklaşık 1943 yılında çektiği eski fotoğrafta türbenin ön cephesi tam olarak okunamasa da, sivri kemerli giriş düzeninin, sade kütle anlayışının ve yalın cephe karakterinin yapının asıl mimarî özelliklerini oluşturduğu anlaşılmaktadır. İç mekânın üzeri tonoz örtüyle kapatılmıştır. Türbenin içinde yalnızca bir sanduka yer almaktadır.

✶ Medien