Türbe Ankara ili, Çubuk ilçesi, Sele mahallesinde bulunmaktadır.

1430’lu yıllara tarihlenen türbede Horasan Erenlerinden Kalender Veli ve yakınları bulunmaktadır.

Hikmet Tanyu “Ankara ve Çevresinde Adak ve Adak Yerleri” adlı eserinde Kalender Veli’nin Gülbaba’nın öğrencisi olduğunu ve türbesinin aynı zamanda zaviyesi olduğunu nakleder. Ayrıca sayfa 107’de “Buraya her taraftan hacet dilemeğe, okunmağa gelirlerdi. Kendi itikatlarınca burada yatan dede delileri iyi eder.” Demektedir.

Çubuk ilçe merkezine 12 km uzaklıkta bulunan Kalender Sultan türbesinin üstü kapalı ve Vakıflarca tamir görmüştür. Bir yatır kısmı ve üstü örtülü giriş bölümü olmak üzere iki kısımdır. Türbe köyün içindedir. Etrafında basit bir duvar vardır. Türbeye yakın birkaç meyve ağacı bulunmaktadır. Ziyareti kolaylıkla mümkündür. Kalender Sultan’ın yanında başka bir türbe-yatır bulunmamaktadır. Türbedarı Kalender Sultan’ın neslinden olduğuna inanılan biridir. Esasen türbenin yüksekliği 3,5-4 m kadardır. Üst kısmı tek kubbedir, uzaktan kolaylıkla görülebilir (Tanyu, a.g.e., s. 113-114).

Tanyu, yerel halktan yaşlıca bir zatın anlattığı Hacı Bektaş-ı Veli’nin Kalender Sultan’ı ziyaretini aynen nakleder:

“Çubuk kazasının Cücük köyünde Kalender sülâlesinden Hamdullah iyileşmekte iken kendisini ziyarete gelen Hacı Bektaşı Veli’ye, Hacı Bektaş’ın haberi olmaksızın mâliki bulunduğu kuzuların hepsini kesip bunları yemek haline getirmekte iken, kuzusunu emzirmeğe gelen koyun sürüsü, kuzularının emmek için gelmediklerini farkedip meleşmeğe başlayınca, gelen misafir kuzuların ne olduğunu merak edip ev sahibi Hamdi’den sorduğunda, kuzuların kendisine ikram olmak üzere kesildiğini öğrenince, “Kalender, bunların uzuvlarını bir araya getirdim, bir de Allaha dua edelim; canlansınlar, tekrar analarına kavuşsunlar”, diyerek istenilen şekil meydana getirilip, misafir Hacı Bektaş dua ve Kalender de “âmin” demek suretiyle Allaha müracat edince, istek kabul edilerek, kuzular tekrar canlanıyor ve annelerine gidiyorlar. Bu sebepten Hamdi’ye Kalender’den başka, sonra (Amma da Kuzukıranmışsın) diye ona ayrıca Kuzukıran adını takıyorlar. Bu sebeple Kalender’e Kuzukıran da derler, denmektedir.”

Tanyu devam eder ve kesilen kuzuların miktarını 100 kadar verir. Ziyaret zamanı bahar ve güz ayları olup sabahleyin ziyaret edilir. Bu ziyaretler ferden olduğu gibi gruplarla da yapılır. Yağmur duası için de buraya gelinir.

Ziyarette elbisenin temiz ve yeni olmasına gayret edilir. Adak yerinde Kur’andan sure ve ayetlerle dualar okunur. Buraya mahsus bir dua yoktur. Ziyaretçilerin yarısından çoğu kadındır. On yaşından aşağı çocuk ziyaretçi bulmak zordur. Ziyaret yerinden toprak (buranın deyimiyle güher) alınır ve yenilir, çocuk isteyen kadınlar bunu daha çok yaparlar. Buraya gelirken ziyaretçiler yanlarında kurban ve mum getiriyorlar. Aynı zamanda iplik ve bez bağlanıyor ve para (kuruş cinsi) adanıyor.

Adak yeri etrafında dönme vardır. Bir veya üç defa dönülüyor. Başlangıç noktası seçilir, dönüşten sonra o noktaya gelince, ‘dönmenin bitişinde başlangıç noktası öpülür. Bu, türbenin duvarıdır. Adaklar, “adak vaadi mutlaka yerine getiriliyor. Getirilmemesi halinde çok ızdırap duyuluyor. Getirilmemesi hali değil de adağın gecikmesi halinden bahsedilebilir ki bu ızdırap verici halden kurtulmak şahıs için en zaruri bir iş, bir mükellefiyet (sorumluluk) tanılıyor. Adak, türbede yerine getiriliyor. Fakat adak adama yalnız türbede, ziyaret yerinde olmuyor. Türbe dışında da —şahsın evinde vb.— olabiliyor.” Şu niyetim olursa… diye apayrı bir yerde adanabiliyor.

Ziyaretçilerin %60 kadarı Alevi kalanı Sünnidir. Kalender Sultan türbesinde dilenen şeyler şunlardır: 1- Çocuk, 2- Hastalıktan kurtulmak, 3- İşlerin hayırlı olması, 4- Şeytan’ın şerrinden korunma, 5- Hayırlı yolculuk, 6- Hasrete kavuşma. Bunun haricinde beddua edilmez, başkaların fenalığı istenmez.

Kaynak: Tanyu, Hikmet, Ankara ve Çevresinde Adak ve Adak Yerleri, A.Ü.İ.F. Yayınları, 1967, s. 115-116.

✶ Medien