Türbe, Melikgazi Mezarlığı’nın girişinde, Melik Danişmend Gazi Türbesi’ne giden yolun güneyinde, bitişik iki eyvandan doğu istikametinde olanıdır. İnşa kitabesi olmayan türbenin kim tarafından ve ne zaman yaptırıldığı bilinmemektedir. Yol seviyesinden yüksekte yer alan yapıya merdiven ile ulaşılmakta ve türbenin, ağız kısmı kuzeye açılmaktadır. Hüseyin Hüsamettin’e atıf yapılarak türbenin Seyyid Nureddin Alparslan’ın kardeşi Seyyid Nureddin Alparslan’ın kardeşi Rufaîzâde Alaaddin Savcı Bey’e ait olabileceğini ifade edilmiştir.

Türbe, kuzey-güney doğrultuda kareye yakın dikdörtgen planlı olup, beşik tonoz ile örtülüdür, içerisinde mezar yoktur. Güney cephesi tepeye yaşlanmış vaziyette olan türbenin, doğu ve batı cephelerinde herhangi bir açıklık bulunmamaktadır. [1]

Niksar Belediyesi, Melik Gazi Kabristanı ile Eyvan tarzı türbelerden toplanan mezar taşlarını koruma altına alarak Melik Gazi Kabristanlığı içerisinde eyvan tarzı üç farklı türbeyi aynı zamanda müze haline getirmiştir. İlk Türk Mezar Taşları Müzesi olma özelliğine sahip olan müzelerin ikincisi olan bu yapıda ve diğer ikisinde sergilenen mezar taşları, 14. Yüzyılda Niksar başkent olmak üzere, Amasya, Çorum, Samsun ve Giresun’u kapsayan bölgelerde hüküm süren Taceddinoğulları Beyliği’ne aittir.[2]

—–

1 Emel Şener Boy, Niksar’da Türk Devri Mimari Eserleri, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi, 2021.

2 Türbe-Müze’nin tanıtım Tabelası, Niksar Belediyesi

✶ Medya