Altı Bulak Çeşmesi’nin inşa tarihini belirleyen bir kitabe günümüze ulaşmamıştır. Yapının üzerinde var olduğu söylenen kitabelerden de herhangi bir iz kalmamıştır. Halk arasında “Kaniya Derge” olarak da bilinen çeşmenin bu isminin kökeni ve anlamı bilinmemektedir.

Mimari açıdan çeşme, iki gözlü ve geniş sivri kemerli niş düzenlemesine sahiptir. Kemerler aşağıya kadar uzanarak yapıya bütüncül bir görünüm kazandırır. Her bir sivri kemerli nişin yüzeyine ikişer adet derin dikdörtgen formlu küçük duvar nişi açılmıştır. Bu nişler, biçim bakımından birbirinden farklıdır. Özellikle sol gözde yer alan dikdörtgen nişin üst kısmı kıvrımlı hatlarla sonlandırılmıştır. Çeşmenin üst bölümünde yer alan dikdörtgen düzenlemeler ise muhtemelen kaybolmuş kitabelerin bulunduğu alanlardır.

Yapı, düz kesme taş malzemeden inşa edilmiştir ve sade bir mimari üslup taşır. Herhangi bir yapıya eklenmeden, bağımsız bir şekilde planlanmış olması dikkat çekicidir. Kitabelerin defineciler tarafından tahrip edildiğine dair bilgiler kaynaklarda aktarılmaktadır. Ayrıca bazı araştırmacılar tarafından çeşmenin Eyyubi ya da Artuklu döneminde yapılmış olabileceği ileri sürülse de bu iddiaları destekleyecek kesin veriler bulunmamaktadır.

Yapının mimari özellikleri, kullanılan malzeme ve teknik bakımından kesin bir döneme işaret etmemektedir. Ön değerlendirmelerde çeşmenin bir ortaçağ yapısı olmadığı, daha geç döneme ait olduğu yönünde kanaat oluşmuştur. 1940–1960 yıllarına ait olduğu düşünülen bir fotoğrafta çeşme açıkça görülmekte ve kentteki sivil mimari ile uyumlu biçimde konumlandığı anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, sivri kemerli açıklıkların ve taş malzemenin dönemin ev cephelerinde de görülmesi, yapının yakın tarihlerde inşa edildiğini göstermektedir.