Molla Siyah Camii
Molla Nakip Camii, Aziz Andreas Kilisesi, Aziz Andrew Kilisesi olarak da bilinir.
- Tür: Cami, Kilise
- Tema: Camiye Çevrilen Kiliseler
- Kültür: Bizans
- Yüzyıl: 11. yy
- Bölge: Türkiye, Karadeniz Bölgesi, Trabzon, Ortahisar
- Durum: Erişilebilir
Molla Siyah Camii, 11. yüzyılda Bizans Dönemi’nde Aziz Andreas’a ithaf edilmiş bir kilise olarak inşa edilmiştir. Fetihten yaklaşık bir asır sonra camiye dönüştürülen yapı, tarihî süreçte hem işlev hem de mimari açıdan birkaç kez müdahale görmüş, günümüze kadar ulaşan katmanlı bir mimari kimlik kazanmıştır.
Üç nefli bazilikal planda inşa edilen yapı, doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen bir alan üzerine oturur. Kesme ve kaba yonu taşın birlikte kullanıldığı yığma tekniği, hem duvar örgüsüne hem de genel kütle bütünlüğüne karakteristik bir görünüm kazandırır. İç mekânın asıl bölümü 6 x 11,30 m ölçülerinde olup, yapıya sonradan eklenen kuzeydeki son cemaat mahalli ile birlikte yaklaşık 12 x 12,30 m’lik bir kullanım alanına ulaşır. Narteksi bulunmayan yapıda naos, ikişer sütunun taşıdığı yuvarlak kemerlerle üç nefe ayrılmıştır. Beşik tonozla örtülen orta nef yan neflerden hem daha geniş hem de daha yüksektir. Orta nefin tonozu günümüzde kaplanarak korunmuş, yan neflerin çatıları ise yenilenmiştir.
Doğu cephesinde dışa taşkın üçlü apsis düzeni dikkat çeker. Ana apsis, yanlardaki pastophorion hücrelerinden daha büyük olup içten yuvarlak (at nalına yakın), dıştan beşgen biçimindedir. Yan apsisler ise içte yuvarlak eğimli, dışta daha sade bir yuvarlak form gösterir. Pencere kemerlerinin özgününde tuğladan olduğu anlaşılmakta; bu özellik Bizans mimari geleneğini yansıtmaktadır.
Camiye dönüştürülmesi sırasında yapıya mihrap, minber ve kuzeyde son cemaat yeri eklenmiş; minare yapılmamıştır. Batıdaki özgün giriş kapısı kapatılarak giriş kuzeye alınmıştır. Bu son cemaat yeri iki gözlüdür; yuvarlak kemerli açıklıkların ortadaki bölümü daha geniş, batıdaki ise daha küçüktür. Böylece yapının Osmanlı dönemi ibadet düzenine uyarlanması sağlanmıştır.
Yapı 1929’da terk edilerek kullanım dışı kalmış, ancak 1970’lerde gerçekleştirilen onarımla yeniden işlev kazanmıştır. Son kapsamlı müdahale, 2015 yılında Trabzon Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından yürütülen restorasyonla tamamlanmış, böylece mekân yeniden bütünlüklü bir mimari görünüme kavuşmuştur.