Pınarbaşı Camii, Mardin ili, Artuklu ilçesi, Gül Mahallesi’nde yer almaktadır. Caminin inşa veya onarım tarihini veren herhangi bir kitabesi bulunmamaktadır. Caminin yapımında, kesme taş kullanılmıştır. Dikdörtgen bir alan üzerine oturtulan camiye geçiş, genişliği 0,88m, derinliği 0,80m ve yüksekliği 2,18m ölçülerindeki güneybatıda bulunan girişten sağlanmaktadır. Harim mekânına geçiş, sivri kemer içine alınan yarım daire kemerli giriş açıklığı ile sağlanmaktadır. Dikdörtgen planlı harim mekânının ölçüleri, doğu-batı yönünde, 17,0m ve kuzey-güney yönünde ise 15,0m’dir. Harim mekânının güneyinde, dışa çıkıntı yapmış bir mihrap yer almaktadır. İki farklı niş içerisine alınan mihrap, yarım daire kemerlidir. Mihrap, 1,20m genişliğinde, 0,85m derinliğinde, 2,17m yüksekliğindedir. Mihrabın batısında minber bulunmaktadır. Harim mekânının kuzeybatısında, genişliği 1,34m, derinliği 2,50m ve yüksekliği ise 1,90m ölçülerinde olan sivri kemerli bir adet çeşme mevcuttur. Sivri kemerli bir niş içerisine alınmış tek havuzlu çeşmenin, doğu ve batısında nişler yer almaktadır. Beşik tonozlu ve dıştan üzeri düz dam şeklinde yapılan camide, çeşitli biçimlerde pencere açıklıkları bulunmaktadır. Caminin güneybatısında genişliği 1,0m, derinliği 0,50m ve yüksekliği 1,82m ölçülerinde olan beşik kemerli giriş açıklığı ile avluya geçilmektedir. Dikdörtgen planlı olan avlu, doğu-batı doğrultusunda 26,0m ve kuzey-güney doğrultusunda ise 9,60m ölçülerine sahiptir. Yapılan restorasyon çalışması sonucu duvardaki derzlerin yenilendiği, taşların kireç esaslı badana ile örtüldüğü ve tonoz yüzeyinin boyandığı gözlemlenmektedir. Ahşap doğrama ile ayrılan imam odasına ait tonozdaki boyalarda rutubetlenme, nişteki taşlarda ve çeşme duvarında renk bozulmaları tespit edilmiştir. Harim mekânının, doğu ve kuzey duvarında yıkılan kısımların restorasyon işlemleri gördüğü saptanmıştır. Avlu duvarındaki ve döşemelerdeki taşlarda, yüzey kirliliği ve renk bozulması, kuzeybatı duvarında ise tuzlanma gözlemlenmektedir.1

  1. Mardin İli Kültür Envanteri, Cilt I, s. 29. ↩︎