Üstünler Konağı, 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın başlarında inşa edilmiştir. Ernest Chanter’in 1881 tarihli fotoğrafında henüz mevcut olmayan yapı, Gertrude Bell’in 1911’de çektiği karelerde ise görülmektedir. Bu veriler konağın inşa sürecinin 19. yüzyıl sonrasında tamamlandığını göstermektedir. Ayrıca 1925’teki toplumsal olaylar sırasında kuzeydeki Rabad Kapısı’nın kapatıldığı da belgelerden anlaşılmaktadır.

Mimari plan bakımından konak, avlu etrafında gelişen çok birimli yapısıyla Silvan’daki en büyük evlerden biri olarak öne çıkar. İki katlıdır ve doğrudan surların burçları üzerine inşa edilmiştir. İlk katta, sur duvarlarının ve yuvarlak burçların ardına yerleştirilmiş mekânlar bulunur. Bu bölüm, kuzey-güney doğrultusunda dizilmiş dikdörtgen planlı dört birimden oluşur. Orta eksende bir giriş holü yer almakta, buradan hem haremlik hem selamlık bölümlerine geçiş sağlanmaktadır. Ahşap merdivenlerle ikinci kata çıkılır. Batı sur temelleri üzerine eklenmiş uzunlamasına mekân, üst kattaki bağımsız oda için zemin işlevi görmektedir.

İkinci katta doğu cephesi boyunca yan yana sıralanmış üç dikdörtgen oda yer alır. Orta akstaki hol, batıya doğru dönerek L şeklinde bir plan oluşturur. Kuzeybatı köşedeki yuvarlak burç üzerinde bir oda yükselmekte, gerisinde küçük odalar ve tuvaletler bulunmaktadır. Ayrıca büyük dikdörtgen bir oda, alt kattaki müstakil birimin üzerinde devam eder. Birinci ve ikinci katlarda çok sayıda pencere bulunması iç mekâna ferahlık katmakta, aynı zamanda çevredeki manzaraya hâkimiyet sağlamaktadır.

Konağın iç mekânı, Silvan’daki diğer konutlardan farklı olarak zengin bir süsleme programı sergiler. Özellikle ikinci kattaki kuzeydoğu odası özenli kalem işi bezemelerle dikkat çeker. Ahşap tavan yüzeyinde bitkisel motifler, hilal ve çiçek desenleri ile renkli düzenlemeler oluşturulmuştur. Şemse motifleriyle süslenen yüzeyler, bütün tavanı hareketli bir kompozisyonla kaplamaktadır. Alçı süslemeler ise odanın duvarlarını bezemekte, sütunçeler, kemerli panolar ve çiçek dallarıyla bütünlenmektedir. Ayrıca nişler hem işlevsel hem de estetik ögeler olarak kullanılmış; bazıları basit çizgilerle, bazıları ise ahşap çerçeveli ve süslemeli düzenlemelerle bezenmiştir.

Dış cephe düzenlemeleri, konağın ihtişamını yansıtır. Kuzey cephedeki selamlık kapısı dilimli kemerli bir niş içerisine yerleştirilmiş, gömme sütunlar ve kabartmalı madalyonlarla zenginleştirilmiştir. İkinci kat cephesinde yuvarlak kemerli pencereler ve damla formlu açıklıklar bulunur. Avluya açılan güney cephesi ise daha sade tutulmuş, fakat haremlik kapısında üçgen alınlık, gül pencereleri ve madalyon süslemeleri kullanılmıştır. Cephelerdeki korniş saçaklarının köşelerinde insan yüzü betimli masklar dikkat çekici ayrıntılar arasındadır.

Üst örtüde başlangıçta ahşap kirişler üzerine toprak dam kullanılmış, ancak yapı sahipleri zamanla beton çatıyla değiştirmiştir. Herhangi bir restorasyon geçirmemiş olan konak, uzun süredir boş ve bakımsızdır. Bununla birlikte Silvan’daki geleneksel konut mimarisi içinde ayakta kalan en önemli örneklerden biridir. 2013 yılında hazırlanan restorasyon projesi onaylanmış ve yakın zamanda yapı restore edilmiştir.