Kaledibi İlkokulu, 1856 yılından sonra Rum Metropoliti Konstantios’un başkanlığındaki bir heyet tarafından Payitahttan alınan izinle inşa edilmiştir. Başlangıçta Zükura Rum Mektebi adıyla eğitim hizmetine açılan yapı, Cumhuriyet’in ilanından sonra Kaledibi Mektebi olarak faaliyetini sürdürmüştür. Lozan Antlaşması sonrası mübadele hükümleri gereği Türkiye Cumhuriyeti hazinesine devredilmiş, 1998 yılında kapsamlı bir onarım geçirmiş ve 2022 yılında Bilim Sanat Merkezi olarak dönüştürülmüştür.

Fevkani düzende tasarlanmış olan iki katlı yapı, kareye yakın dikdörtgen bir plan üzerine oturtulmuş ve kesme taş malzeme ile yığma usulünde inşa edilmiştir. Zemin kata doğu yönde bahçeye açılan merdivenlerle ulaşılmaktadır. Ana kütleden içeri çekilerek oluşturulan yuvarlak sütunlu giriş bölümü, zemin kattaki giriş holüne açılır. Bu hol, mekânsal dağılımın merkezini oluşturur. Holün kuzeyinde yer alan dikdörtgen planlı oda öğretmenler odası, güneydeki iki bölmeli kısım ise idari oda ve merdiven dairesi olarak düzenlenmiştir. Holün batısında konumlanan iki büyük sınıf ile zemin kat planı tamamlanır. Üst katta, batıdaki iki sınıf alt katın düzenini tekrarlar; doğu tarafında kuzeye bakan sınıf ile güneydeki merdiven holü ve çok amaçlı eğitim mekânı yer alır.

Doğuya bakan ön cephe, Neoklasik üslubun Trabzon’daki en etkileyici örneklerinden biridir. Cephe düzeni, alttan yukarıya doğru daralan iki yuvarlak sütun ve kenarlardaki örme sütunlarla tanımlanmış, bu düzen ana aks üzerinde ileri taşırılarak kademeli bir görünüm elde edilmiştir. Dar ve uzun çift pencereler, köşelerde rustik taş dizimiyle hareketlendirilmiş ve cephe simetrik olarak dengelenmiştir. Dor düzenindeki sütun başlıklarının taşıdığı düz lento biçimindeki giriş bölümü, sade bir kat kornişiyle üst kata bağlanmıştır. Üst katta bu düzen devam ederken, sütun başlıkları iyon düzenine dönüştürülerek çeşitlilik kazandırılmıştır. Kademeli saçak kornişi kırma çatıya geçişi sağlar. Girişin üzerindeki üçgen alınlık, kaval silmelerle çevrelenmiş ve köşegenlere yerleştirilen bitki motifli akroterlerle bezenmiştir. Bu ayrıntılar, yapının estetik değerini güçlendiren unsurlardır.

İç mekânda zaman içinde yapılan işlevsel değişiklikler nedeniyle özgün düzen kısmen kaybolmuş olsa da, mekân tefrişatının dış cephedeki zarafeti yansıttığı anlaşılmaktadır.

✶ Medya