4.-5. yüzyıla tarihlendirilmektedir. Bir-iki kilometre doğusunda Roma dönemine ait taş ocakları bulunmaktadır.

Kilise duvarları üzerinde Süryanice ve Ermenice kitabeler bulunmaktadır.

Tamamında düzgün kesme taş malzeme kullanılan kilise, tek mekanlı ve yan völümlü plan şemasında, dikdörtgen bir alana oturmaktadır. Kiliseye batı cephede açılmış olan kapı ile giriş sağlanmaktadır. Dıştan yaklaşık olarak 15.70×10.60 m. ebatlarında dikdörtgen bir alana oturan kilisenin naosuna batı yöndeki kapıdan girilmektedir. Yapının batı cephesinden günümüzde hiçbir şey kalmamıştır. Bütün duvarlar yıkılarak harap duruma gelmiştir. Yapının kuzey cephesi kısmen ayaktadır. Kuzey cephede naosa açılmış dikdörtgen görünüşlü, düz atkı taşlı üç adet mazgal pencere bulunmaktadır. Yapının dış yüzeyinde herhangi bir süsleme yoktur. Yapının güney cephesi de yine batı cephedeki gibi yıkılmıştır. Fakat bu cepheninde kuzey cepheyle aynı özellikleri taşıdığı düşünülmektedir. Bu cephede de kuzey cephede olduğu gibi apsisin olduğu bölüm kısmen ayaktadır.1

  1. NİZİP’TEKİ MİMARİ ESERLER, 2006, Halil Eker, YL Tezi ↩︎