Eşek Deresi Mağarası, Mersin ilinin kuzeyinde, Orta Toroslar’da (Kilikya bölgesi) yer alan ve Geç Epipaleolitik döneme (yaklaşık M.Ö. 13.200–10.700) tarihlenen önemli bir arkeolojik yerleşimdir. Mağara, bölgedeki Paleolitik ve Neolitik dönem geçiş süreçlerini anlamak adına kritik veriler sunan yeni keşfedilmiş bir merkezdir.

Mağara, Mersin’in Erdemli ve Tarsus ilçelerinin kuzeyinde, Doğu Sandal köyü yakınlarındaki Eşek Deresi Vadisi’nde konumlanmıştır. Akdeniz kıyısından yaklaşık 12 km içerde, derin bir kanyonun doğu yamacında, vadi tabanından 50 metre yükseklikte yer alır. Yapısal olarak iki ana oda (A ve B alanları) ve mağara önünde bulunan iki teras (B ve C alanları) kısmından oluşmaktadır.

Eşek Deresi Mağarası, 2019 yılında başlatılan “Orta Toroslar Prehistorik Araştırma Projesi” kapsamında tespit edilmiş; sistemli kazı çalışmaları ise 2021 yılında Avi Gopher, Çiler Altınbilek Algül, Orkun Kayci ve Semra Balcı liderliğindeki bir ekip tarafından başlatılmıştır.

Radyokarbon (C14) analizleri, mağaradaki en yoğun yerleşimin Geç Epipaleolitik döneme ait olduğunu göstermektedir. Ancak sit alanında yapılan çalışmalar; Çanak Çömlekli Neolitik, Kalkolitik, Tunç Çağı, Demir Çağı ve Klasik Dönem’e kadar uzanan geniş bir zaman dilimine ait insan faaliyetlerini (Holosen tabakaları) gün yüzüne çıkarmıştır.

Mağarada yürütülen kazılarda elde edilen buluntular, dönemin teknolojisi ve yaşam biçimi hakkında zengin bilgiler sunmaktadır:

Litik (Taş) Aletler: Çok sayıda çakmaktaşı çekirdek, dilgi ve mikrolit bulunmuştur. Özellikle “yarımay” (lunate) biçimli aletler dikkat çekicidir. Bu aletler arasında Levant bölgesindeki Natufian kültürü ile ilişkilendirilen “Helwan tipi yarımaylar” da yer almaktadır. Ayrıca, bölgeye Orta Anadolu’dan getirildiği anlaşılan obsidyen parçalarına da rastlanmıştır.
Öğütme ve Ezme Taşları: Alanın C terasında, kaya düşmesi sonucu korunan bölümde bir arada saklanmış (kaşe edilmiş) 12 adet öğütme taşı bulunmuştur. Bu buluntular, bitkisel kaynakların işlendiğine dair önemli kanıtlardır.
Organik Kalıntılar: Kazılarda yabani toynaklı hayvanlar, küçük memeliler, kaplumbağalar, kuşlar ve balıklara ait kemik kalıntıları ele geçirilmiştir. Bu veriler, topluluğun geniş bir avcı-toplayıcı yelpazesine sahip olduğunu göstermektedir.
Süs Eşyaları ve Diğer Objeler: Deniz kabuklarından (Dentalium vb.) yapılmış boncuklar, kemik aletler, taş pandantifler ve üzerinde çentikler bulunan incelenmiş taşlar, topluluğun estetik ve sembolik dünyasına ışık tutmaktadır.

Eşek Deresi Mağarası, Orta Anadolu ile Levant (Doğu Akdeniz kıyı şeridi) arasındaki kültürel etkileşimi anlamak için bir “köprü” görevi görmektedir. Bölgenin dağlık yapısına rağmen, Geç Epipaleolitik toplulukların burayı mevsimsel veya geçici bir kamp alanı olarak yoğun şekilde kullandığı anlaşılmaktadır. Site, Güney Levant’taki Natufian kültürü ile Anadolu’nun yerel Epipaleolitik gelenekleri arasındaki benzerlikleri ve farkları ortaya koyması bakımından dünya arkeolojisi için büyük önem taşımaktadır.1

  1. Antiquity dergisinde (2025) yayımlanan “Eşek Deresi Cave: a new Late Epipalaeolithic site in the Central Taurus, Cilicia, Türkiye” başlıklı makaledeki verilere dayanarak derlenmiştir. ↩︎