Evliya Çelebi Seyahatname’de bu surlar hakkında şöyle der: “İstanbul Kalesi o zaman Sarayburnu’ndan ta Silivri Kalesi’ne, Silivri’den kuzeye Karadeniz sahilinden Terkoz Kalesi’ne kadar dokuz saatlik yerdir. Aralarında yedi kat germe kale duvarı yaptılar. Her duvar arasında yüzer arşın hendekler yaptılar. Hala Silivri’den Terkoz’a kadar kale duvarlarının burçları, temelleri ve hendekleri açık ve seçiktir. O tarafta olan köyler ki hala mamurdur. Mesela Feteköy, Sazlıköy, Arnavutköy, Kovukdere, İzzeddinli, Kiteli, Bakialı ve Türk-eşeli adlı köylerin bütün han, cami, mescit ve imaretleri anılan kale duvarlarının katı taşları ile yapılıp yer yer kuleleri ve yedi kat hendekleri kalmıştır ki Akdeniz’den Karadeniz’e uzanmış sağlam bir kale, dayanıklı bir sur imiş. Bu arada Çatalca Kasabası adlı yer hala bakımlı bir kasabadır. O zamanlar buranın da İstanbul Kalesi’ne bitişik işlek bir kale Calender geçidi, büyük bir yerleşim yeri olduğunun kalıntıları hala bellidir.
Kaynak: Kahraman, Seyit Ali; Dağlı, Yücel, Günümüz Türkçesiyle Evliya Çelebi Seyahatnamesi: İstanbul, 1. Cilt 1. Kitap, YKY Yayınları, İstanbul, 2003, s. 14.