Kitabenin Transkripsiyonu:

-Şâh-i kerrar şiyem Hazreti Sultan Mahmud
Hüsn-i hulk ile odur fahr-i mülûk-i İslâm
Devr-i Fatih geçeli işbu makamı Rûşen
Olmamışken himem-i tevsi’aya? mazhar-i tâm
Kıldı tecdidine ferman o müceddid unvan
Câ’ferin rûhunu şâd eyledi ber vech-ı merâm
Öyle Câ’fer ki Hassan tenine kılınmış idi
Tâbiin ahdi şehidâ bu mahal içre niyâm
Gel de ihlâs ile ol cay-i icâbettir bu
Sübhagerdâni dua şâh-i Cihan’a müdâm
Âlem oldukça nazargâh-i velî agâh
Dâim idsün şeh-i devran-ı Hüdayi Alâm
Bende-i sâdıkı Es’ad dedi zibâ tarihi
Merkad-i Câ’feri yapdı ne güzel şâh-i enam
1250 (M.1834-1835)

–

Allah’ın hikmeti Harun Reşid tarafından elçilik ile gelen Seyyid Baba Cafer Sultan kızgın ve sert er olduğundan Kral Grando Mihal ile iyi geçinmeyip zehirlenerek şehit oldu. Baba Cafer krala sövdüğü için kralın gönlü kırıldığından Şeyh Maksud’a ferman edip Baba Cafer’i kafirlerin mahpushanesi olan yere gömdürdü ki bütün suçlu, mahpus, katil, borçlu kafirler Baba Cafer’e söverler. Halen Zindan kulesi içinde Seyyid Baba Cafer Sultan gömülüdür, ama Allah’a hamdolsun İstanbul’un fethi nasip olup yine borçlular zindanı olup ziyaret yeri olmuştur. Zindan hapsinden kurtulanlar sadaka adaklar verip kafirlerin kötü dualarına karşılık bütün kurtulanlar hayr dua ederler, bir ziyaret yeridir.

Kaynak: Kahraman, Seyit Ali; Dağlı, Yücel, Günümüz Türkçesiyle Evliya Çelebi Seyahatnamesi: İstanbul, 1. Cilt 1. Kitap, YKY Yayınları, İstanbul, 2003, s. 49.

✶ Media