Mahkeme Hanı, Osmanlı döneminde Kayseri’nin en önemli ticaret merkezlerinden biriydi. Çevresi, dönemin canlı çarşıları ve hanlarıyla birlikte kentin ekonomik kalbini oluşturuyordu. Hanın inşa tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Tescil fişinde 19. yüzyılın sonlarına tarihlendiği belirtilen yapı hakkında kesin bir değerlendirme yapmak zordur.

1798 yılında Kayseri’de yaşanan bir olayda bazı yeniçeriler Ermenilere saldırarak şehirde kargaşa çıkardı. Olayı teşvik edenin Şanlı Hasan oğlu Hacı Ahmed Ağa olduğu anlaşıldı ve bu kişi yakalanarak hapse atıldı. Ardından yeniçeriler ayaklanarak Çapanzade Süleyman Bey’in mübaşiri Küçük Ali oğlu Osman Ağa’yı suçlayıp kendilerine teslim edilmesini istediler. Kalabalık daha sonra Mahkeme Hanı’na saldırdı, hapisteki elebaşı Ahmed Ağa serbest bırakılıp onlara teslim edilince isyan büyüdü. İsyancılar Mütesellim Konağı’na ve Ermeni Baş Bezzaz Bezirganoğlu’nun evine saldırarak yağma yaptılar ve evi yaktılar. Bunun üzerine Sadrazam Mustafa Fehmi Efendi Kayseri’ye gönderilerek soruşturma yürüttü, şehir ileri gelenleriyle toplantılar yaptı, suçlular cezalandırıldı ve olaylar yatıştırıldı.

Albert Gabriel’in 1927-1929 yılları arasında çizdiği Kayseri haritasından, Mahkeme Hanı’nın kuzeye bakan geniş cephesinin sokağa dönük olduğu, ana girişin bu cephede yer aldığı ve yapının hafif düzensiz, yamuk biçimli bir plana sahip olduğu anlaşılmaktadır. Güney cephesi belirgin biçimde daha kısadır; bu nedenle yapı güneye doğru daralmaktadır. Hanın doğu cephesi güneybatıya doğru eğimli bir şekilde uzanır ve en uzun duvarı oluşturur. Buna karşılık batı cephesi, Melik Gazi Medresesi’nin doğu duvarına doğrudan bitişiktir. Mahkeme Hanı’nın kuzeybatı köşesinde Raşit Efendi Kütüphanesi bulunmakta olup, bu nedenle han kütüphanenin güney duvarında son bulmaktadır.

Mahkeme Hanı’nın sağlam durumda olduğu eski fotoğraflardan anlaşılmaktadır. Ancak Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 20 Mart 1965 tarihli ve 2745 sayılı kararı doğrultusunda yıkılmıştır. Yıkımın ardından Raşid Efendi Kütüphanesi’nin güney tarafı açılmış ve buraya bir kapı yapılmıştır. Önceden kütüphaneye yalnızca Ulu Camii içinden girilebiliyordu.

✶ Media