Mollaoğlu Konağı 18. yüzyılın sonlarında inşa edilmiş geleneksel bir Osmanlı şehir konağıdır. Yapı, eski adıyla Yanıkoğlu Mahallesi’nde, Meşe Sokak üzerinde, Lala Sarraçeddin (Küçük Hunat) Medresesi’nin yanında bulunuyordu. 1784 yılında harem bölümü inşa edilen konak, daha sonra 19. yüzyıl ortalarında selamlık bölümüyle tamamlanmıştır. Gerek mimari düzeni, gerek süslemeleriyle dönemin sivil mimarisinin karakteristik özelliklerini taşımaktadır.

Konak harem ve selamlık olarak iki ana bölümden oluşuyordu. Her bölümün kendine ait avlusu, köşkü ve yaşam alanları bulunmaktaydı. Harem kısmında büyük bir taş döşeli avlu, sofa, harem odaları, çocuk odası, tokana adı verilen mutfak ve bir kiler yer almaktaydı. Sofa bölümünün cephesi ahşap oymalarla süslenmiş, avluya bakan yüzünde sekizgen bir süs havuzu konumlandırılmıştı. Harem odasında şömine, sabit sedirler ve bölmelere ayrılmış yaşam alanları dikkat çekmekteydi. Tokana, hem pişirme hem oturma işlevine sahip geniş bir mekândı. Selamlık bölümünde ise kabul salonları, selamlık odası, kahve ocağı, hamam ve iki ahır bulunuyordu. Bu bölüm de kendi avlusuna açılıyor, avlunun güneyinde selamlık köşkü ve havuz yer alıyordu.

Yapımında taş ve ahşap malzeme birlikte kullanılmış, özellikle tavanlar, saçaklar ve sütun başlıklarında ahşap oyma süslemelere ağırlık verilmiştir. Pencereler simetrik dizilmiş, kapılar üzerinde barok etkili süsleme izleri görülmüştür. Konağın kapısı üzerindeki kitabede inşa tarihi olarak H.1198 (1784) yazılıydı. Yapının planlamasında içe dönüklük, mahremiyet ve işlevsellik ön plandaydı.

Konak, 19. yüzyılda Kayseri’nin önde gelen ailelerinden Mollaoğulları’na (Mollazadeler) aitti. 1875 yılı kayıtlarında Mollazade Mustafa Ağa’ya ait olduğu anlaşılan bu yapı, Osmanlı idaresinde 1871 yılında Padişah Abdülaziz’in fermanıyla Kayseri’de belediye teşkilatının kurulmasının ardından özel bir işlev kazanmıştır. Söz konusu fermanla Mustafa Ağa, atama yoluyla Kayseri’nin ilk belediye başkanı olarak görevlendirilmiştir. Atamayla göreve gelmesi nedeniyle belediyenin henüz bir meclisi ve encümeni bulunmamakta, kentin yönetimine ilişkin kararlar Hunat semti eşrafı başta olmak üzere Kayseri’nin ileri gelenleriyle yapılan toplantılar sonucunda alınmaktaydı. Bu dönemde Kayseri’de müstakil bir belediye binası bulunmadığından, Mollazade Mustafa Ağa’ya ait konak fiilen belediye binası olarak kullanılmıştır. Mustafa Ağa’nın 1871–1881 yılları arasındaki başkanlık döneminin ardından göreve gelen Tavlusunlu Mehmet Ali Efendi’nin 1881–1901 yılları arasındaki başkanlığı sırasında da aynı yapının bir süre belediye binası olarak kullanılmış olması muhtemeldir. Daha sonraki belediye başkanlığı dönemi ise 1895 yılında inşa edilen ilk müstakil belediye binasında sürdürülmüştür.

20. yüzyılın ortalarına gelindiğinde, konağın selamlık kısmı bakımsızlık nedeniyle yıkılmış; harem bölümü ise 1980’lerde büyük ölçüde tahrip olmuş, ahşap unsurlar sökülüp götürülmüştür. 1996 yılında, Mollaoğlu Konağı’nın ayakta kalan harem bölümü de tamamen yıkılmıştır. Bu yıkım, bulunduğu parsellerde Kuruldan izin alınmadan yapılan ifraz (parsel ayırma) işlemleri ve sonrasında ortaya çıkan ihmalkâr veya izinsiz müdahaleler sonucunda gerçekleşmiştir. Aynı yıl, konakla birlikte aynı alanda yer alan Mollaoğlu Çeşmesi ve Gödüllü (Güdüllü) Çeşmesi’nin de tamamen ortadan kalktığının tespiti üzerine, Kayseri Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu 25 Haziran 1996 tarih ve 2068 sayılı kararıyla yasal soruşturma başlatmış ve bu üç tescilli yapının aslına uygun biçimde yeniden inşa edilmesini (rekonstrüksiyonunu) istemiştir. 2012 tarihli kurul kararında da bu hüküm yinelenmiş, Mollaoğlu Konağı’nın tescilinin geçerli olduğu ve dosyada mevcut rölöve çizimlerine dayanılarak rekonstrüksiyonunun ivedilikle gerçekleştirilmesi gerektiği açıkça vurgulanmıştır.

✶ Media