Kurtuluş Savaşı yıllarında Yunanlılar’ın çıkardığı yangından sonra terkedilen eski şehrin sınırında, çevreye hâkim kayalık bir tepenin üzerinde yer alır. Osman Gazi’nin, 1326’da kendisinden üç ay önce ölen kayınpederi Şeyh Edebalı, Şeyh Edebalı’nın hanımı ve kendi hanımı Bâlâ Hatun’u1 halen türbelerinin bulunduğu yerlere kendi eliyle defnettiği, Orhan Gazi’nin de babasının vasiyeti uyarınca kabirlerinin üzerine birer türbe ile yanlarına bu zâviyeyi yaptırdığı bilinmektedir.

Zaviye; mescit, türbe ve dergahtan ibaret bir yapı kompleksi halinde olan, zaman içinde çeşitli onarımlar geçirdiği ve birtakım eklerle genişletildiği anlaşılan zâviye son olarak 1307 (1889-90) yılında II. Abdülhamid tarafından tamir ettirilmiştir. Şeyh Edebâli Türbesi, mescid-tevhidhâne ve şeyh dairesi, kuzeye yönelik üstü örtülü, önü açık ahşap direkli bir sofa halindeki hayatın arkasında doğu-batı doğrultusunda sıralanır.

Dikdörtgen pencerelerle donatılmış bağdâdî duvarları ve ahşap tavanlı mescid-tevhidhânenin doğu yönünde bulunan şeyh dairesi, hayata açılan ufak bir sofa ile buna bağlanan biri daha büyük iki odadan meydana gelir. Bunların büyüğü şeyh odası, küçüğü ise kahve ocağı gibi bir hizmet birimi olmalıdır.

Zaviyenin, arsasının batı kesiminde yer alan ve yakındaki Orhan Gazi Camii’nin müstakil bodur minaresine bitişen büyükçe bir binası daha bulunmaktaydı. Bağdâdî duvarlı, ahşap çatılı olan ve harem, selâmlık, misafirhane, derviş odaları, mutfak, kiler gibi zâviye birimlerini barındırdığı anlaşılan bu bina günümüzde tamamen ortadan kalkmış durumdadır. Nitekim mevcut bina ve türbeler de Cumhuriyet’in ilk yıllarında kendi haline bırakıldığından harap olmuş, halen ortadan kalkmış kısımların keresteleri şehirdeki bazı camilerin tamirinde kullanılmış, zâviye de daha sonra tamir edilmiştir.

Edebalı Zaviyesi, büyük çoğunluğu tarihe karışmış olan erken Osmanlı devrine ait ahî zaviyelerinin, kısmen de olsa günümüze intikal edebilmiş ve özgün tasarımını koruyabilmiş nâdir örneklerindendir.2

—–

  1. Osman Gazi’nin eşleri olan Malhun Hatun ile Bâlâ Hatun’un isimleri karıştırılmaktadır. Türbede metfun olan Râbia Bâlâ Hatun olmalıdır. (Feridun Emecen, Malhun Hatun, T.D.V. İslam Ansiklopedisi.) ↩︎
  2. M. Baha Tanman, Edebalı Zaviyesi, T.D.V. İslam Ansiklopedisi ↩︎

✶ Media