Bolvadin ilçe merkezinde çarşı içinde bulunmakta olan eser yanlış olarak Sinan Paşa Camii adıyla tanınmakta ise de, aslında Rüstem Paşa tarafından yaptırılmış olduğu bilinmektedir.

Caminin kesin yapılış tarihi bilinmemektedir. Fakat, Mimar Koca Sinanın listelerinde eserin ismi geçmekte olduğuna göre XVI. yüzyıl içinde yapılmış olduğu anlaşılır. Haddi zatında, caminin doğu duvarında bulunan bir mezar taşı kitabesinde Lala Sinan Paşa torunlarından Alâaddin’in 953 H. (1546) da vefat ettiği yazılı olduğuna göre, eserin 1546’dan sonra yapılmış olabileceği düşünülebilir.

Tek kubbeli camiler gurubundan olan eserin plânı dört köşe fakat tam kare olmayıp kenarlar hafif peşlidir. Moloz taştan üç kademe halinde yükselen beden duvarlarında taşlar arası derzlidir. Caminin kuzey tarafında bulunan son cemaat yeri ilk yapıya ait değildir. Evvelce, burada direkli ve kemerli bir son cemaat yerinin bulunduğu zemindeki kalıntılardan anlaşılmaktadır. Yıkılmış olan bu aon cemaat yerine padişah Abdülmecit zamanında yeniden ve ahşap olarak bir son cemaat yeri yaptırılmıştır. Dörtköşeli ağaç direkler üzerine gene ahşap kemerli ve bağdadi sıvalı bugünkü son cemaat yerinde, direkler altında kullanılmış olan mermer kaidelerin bir kısmı klâsik sütun başlığı, bir kısmınında sütunlar altında bulunması gerekli kaidelerdir. Gerek kaidelerin konulusu ve gerekse mesafenin taksimatı itibarı ile, tek kubbeli caminin önünde, evvelce altı sütunlu ve beş kemerli bir son cemaat yerinin bulunduğu muhakkak ise de bu son cemaat yerinin örtü sisteminin nasıl olduğu bilinmemektedir.

Caminin esas ibadet mekânını örten büyük kubbenin intikali yayvan kemerli köşe trompları ile sağlanmaktadır. Trompların içleri yarım kemerlerle takviye edilmiştir. İki tromp arasındaki kısımlar ise birer tezyini kemer ile birleştirilmiştir. Kubbe kasnağı beden duvarlarından daha içerde olup kasnak, normalden biraz daha yüksek tutulmuştur. Kasnak üzerinde sekiz adet alçı şebekeli pencere yer almakta ve kubbe ortası kalem işleri ile süslenmiş bulunmaktadır.

Orta kısımdaki kalem işlerinin orijinal olmasına mukabil, diğer kısımlardaki motifler sonradan yapılmış çirkin görünüşlü basit resimlerdir. Caminin mihrabı basit bir niş şeklinde olup üst kısmı konikleşerek nihayetlenmektedir. Kuzey batı köşedeki silindirik gövdeli minare tuğladan yapılmıştır. Caminin ön kısmında sonradan yapıldığı anlaşılan ahşap bir şadırvanı ve küçük bir de hamamı bulunmaktadır.

Kaynak: TÜRKİYE’DE VAKIF ABİDELER VE ESKİ ESERLER I, 1963, s. 168