Surd Asdvadzadzin Manastırı’nın doğu tarafında bir mezarlık bulunuyordu. 16. yüzyılda burayı ziyaret eden Hans Dernschwam, mezarlığın eskiden çok bakımlı olmasına rağmen artık harap durumda olduğunu aktararak “Eski saraylardan ve diğer büyük yapılardan alınıp getirilmiş mermer sütun ve taşlar var. Mezarlara dikilmiş bunlar. Üzerlerinde birçok yazılar, kitabeler” gördüklerini söyler. 1813’te buraya gelen seyyah John M. Kinneir de, sütunlar ve üzerinde yazıtların olduğu mermer kaideler gördüğünü belirtir.

Mezarlıkta Rum ve Ermeniler dışında, Avrupalılara ait mezarlar da bulunuyordu. Özellikle Ankara’ya ticaret için gelen tüccarlara ve ailelerine ait mezarlıklardan gezginler bahsediyor. Joseph Pitton de Tournefort, 1660 yılında ölen “Londralı tüccar Acidwall Farrington’un oğlu İngiliz Samuel Farrington”ın mezartaşı yazılarını kopyalamıştır. Henry John Van-Lennep de Avrupalılara ait mezarların ayrı bir kısımda olduğunu ve üzerlerinde ölenlerin anısına yazılmış Latince yazıtlar olduğunu gözlemlemişti.

1915’te manastırda esir olarak kalan John Still de mezarlık alanını ziyaret etmiş ve Ermenice mezarların yanında çok sayıda Avrupalıya ait mezar taşlarını gördüğünü yazmıştır.

1915’te manastır ve çevresi askerîyenin kontrolüne geçtikten sonra sahipsiz kalan mezarlık 1940’larda tamamen yok oluyor. Mezarlığın olduğu yerde bugün park bulunuyor. Park alanında mezarlıktan kaldığı düşünülen bazı mezar taşlarına sütun başlarına rastlamak mümkün.

Kaynak : www.hrantdink.org

✶ Medya

✶ İlişkili Yerler