Mersin il merkezine 13 km, Kuzucubelen beldesine 4 km uzaklıkta çok sarp olmayan bir tepe üzerinde çevreye hâkim bir konumda yer almaktadır. Yapı, Akdeniz sahil kesimini Aslanköy üzerinden bağlayan Tetrapyrigia ve Lycaonia’ya ulaşan yol üzerinde, denizden yaklaşık 700 metre yükseklikteki Mitralyöz Tepe’de inşa edilmiştir. Bölgede çalışmalar gerçekleştiren Edwards tarafından kalenin deniz kıyısından başlayarak Kuzucubelen ve Arslanköy yönünde devam eden yolun kullanım dışı kalmış bir güzergâhında konumlandığı kaydedilmiştir. Kilikya vilayetleri arasında Başnalar Kalesi’nin bulunduğu alanın Bizans döneminde piskoposluk merkezi konumundaki Zephyrion sınırları içinde yer aldığı kaydedilmiştir (Edwards, 1987: 87; Hild ve Hellenkemper, 1990: 212; Ünal ve Girginer, 2007: 432; Ramsay, 1960: 427- 428).

Kale yakınında bulunan diğer savunma yapıları ve garnizonlar, kuzeydoğu yönü izlendiğinde Gözne, Sinap ve Çandır kaleleri ile kuzeybatıda Fındıkpınar ve Arslanköy kaleleridir. Başnalar Kalesi, güney yönünde 4 km uzaklıkta yer alan Kuzucubelen Kalesi’nin doğrudan görüş alanında bulunmamaktadır (Yılmaz, 2020: 776). Başnalar Kalesi’nin kuzeyde dağlık bölge ile güneyde Akdeniz kıyısı görüş alanlarına sahip olması, ticaret veya kervan yolu işlevi taşıyan güzergâhın korunması ve savunulmasını sağladığı öne sürülebilir.

Başnalar Kalesi, henüz 1896 yılında Heberdey ve Wilhelm tarafından Emirler Köyü civarında Mezitli Çayı yakınlarında, Başnarlar adıyla geçen köyde, savunma yapısı niteliği taşıyan poligonal moloz taştan inşa edilmiş , küçük bir kale biçiminde tanımlanmıştır. Yapının doğu yönünde doğal kayadan oluşturulmuş merdivenler ile sarnıçlar, ayrıca herhangi bir yazıt taşımayan kaya mezarları tespit edilmiştir (Heberdey ve Wilhelm, 1896: 40). Başnalar Kalesi, günümüze kısmen harp olmuş ancak çepeçevre kesintisiz devam eden sur duvarı ve burçları ile ulaşmıştır.

Mersin’de Kale ve Gözetleme Kuleleri’nin Kültür Rotaları Kapsamında Değerlendirilmesi – Lale Yılmaz