Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde, tarihî Melikgazi (Zamantı) Kalesi’nin hemen eteğinde yer alan Emir Melik Gazi Kümbeti, Dânişmendliler Beyliği’ni Anadolu’nun en büyük siyasi gücü hâline getiren ikinci hükümdar Gümüştekin Emir Gazi’ye (1104-1134) aittir. Emir Melik Gazi, beyliğin asıl kurucusu olan ve Sivas, Tokat, Kayseri gibi şehirleri Bizans’tan kılıç hakkıyla alan büyük komutan Dânişmend Gümüştekin Ahmed Gazi’nin öz oğludur. Babasından devraldığı bu sağlam devleti, otuz yıllık ihtişamlı hükümdarlığı boyunca adeta zirveye taşımıştır.

Hüküm sürdüğü yıllar boyunca sınırlarını Karadeniz’den Malatya’ya kadar genişleten Emir Gazi, o dönemde öylesine büyük bir askerî güce ulaşmıştır ki, askerî desteğiyle damadı I. Mesud’u Anadolu Selçuklu tahtına oturtarak Selçukluların iç işlerine dahi yön vermiştir. Bizans, Ermeni ve Haçlı ordularına karşı peş peşe kazandığı bu muazzam zaferler İslam dünyasında da yankı bulmuş; 1134 yılında Abbasi Halifesi ve Büyük Selçuklu Sultanı Sencer tarafından kendisine altın asa, sancak ve hilat gönderilerek resmen “Melik” unvanı tevdi edilmiştir. Tarihteki asıl “Melik Gazi” odur. 1134 yılında vefat ettiğinde ise mirasını devralan oğlu Melik Mehmet/Muhammet Gazi tahta geçmiş; babasının askerî başarılarını mimariyle taçlandırarak başkenti Sivas’tan Kayseri’ye taşımış ve şehri adeta yeniden inşa etmiştir.

Bu tarihî kümbetin mimari açıdan en eşsiz ve günümüzde en çok ilgi çeken özelliği ise alt katında (cenazelik bölümünde) yer alan mumyalardır. Eski Türk-İslam defin geleneklerinden biri olan tahnit (iç organların çıkarılarak bedenin ilaçlanması ve mumyalanması) yöntemi, önemli devlet adamlarının naaşlarının asırlarca bozulmadan korunması için kullanılırdı. Emir Melik Gazi’nin bedeni de vefatının ardından bu kadim yöntemle mumyalanarak buraya defnedilmiştir. Bu sebeple yapı, asırlardır yöre halkı tarafından “Mumyalı Türbe” olarak anılmakta.

Yapı üzerinde herhangi bir kitabe yoktur. Türbe, kesme taştan yapılmış ve yerden 75-80 cm yükseklikteki kare bir kaide üzerinde yükselen, tamamı tuğladan inşa edilmiş bir kümbettir. Dış cephesi, çeşitli geometrik şekillerde (baklava ve zikzak) dizilmiş tuğla kaplamalarla kaplanmış olup, çok itinalı bir işçilik sergilemektedir. Geometrik tuğla süslemeleri ve her cephenin iki yanında yer alan dar, uzun ve mukarnaslı nişleri ile erken dönem karakteri gösterir. Yapının dört cephesine birer mazgal pencere açılmıştır. Bu pencerelerin bulunduğu cepheler, dikdörtgen bir çerçeve içinde sivri kemerli olup, kabartma silmelerle bölümlere ayrılmıştır.1

Melikgazi Türbesi, klasik Selçuklu türbelerinde olduğu gibi iki bölümden oluşmaktadır. Türbenin alt katında mumyalık, üst katında ise sandukaların yer aldığı bölüm bulunur. Mumyalık kısmına, türbenin ana girişinin altındaki bir kapıdan girilmektedir.2

  1. https://www.havadankayseri.net/melikgazi-turbesi/ ↩︎
  2. https://www.kayseri.bel.tr/kesfet-listeleme/melikgazi-turbesi-ve-kalesi ↩︎

✶ Medya

✶ İlişkili Yerler