Ayn-i Ali, Fatih Sultan Mehmet ve II. Bayezit dönemlerinde yaşamış bir bektaşi şeyhidir. Türbe, cami ve tekke ile birlikte bir külliye yapısı olarak inşa edilmiştir. Tekkesi yıkılmıştır. Türbenin kitabesi yoktur.

Ayn-ı Ali Efsanesi:

Ayn-ı Ali evden camiye, camiden eve gidip gelen dışarı ile teması olmayan ve kendi halinde yaşayan bir zatmış. Ayn-ı Ali’nin bulunduğu mahallede bir kadının oğlu askere gitmiş, esir düşmüş. Düşman onu bir kaleye hapsetmiş. Oğlunu esaretten kurtarabilecek yegâne zâtın Ayn-ı Ali olduğuna inanan kadın, ona müracaat etmiş. Ayn-ı Ali Dede ona demiş ki: “Eğer bana kızarmış bir tavuk getirirsen oğlunu esaretten kurtarır, buraya getiririm.” Bunun üzerine kadın kızarmış bir tavuk getirmiş. Fakat Ayn-ı Ali bu tavuğu kendisi yemeyip bir köpeğe atıvermiş. Köpek tavuğu kaptığı gibi kaçmış, o kadının oğlunun esir olduğu yere gitmiş. Kapıdaki düşman nöbetçilerine saldırmış. Nöbetçiler köpekle mücadele ederken kadının oğlu kaleden kaçmış ve annesine kavuşmuş. Bu olay etrafta duyulunca Ayn-ı Ali Dede’nin keramet sahibi olduğuna herkes inanmış. Ölünce onun namına bir türbe ve bir de cami yapmışlar. Türbesinin güney doğusunda bulunan zincir bu esirin ayaklarında bağlı bulunan zincirmiş.

Kaynak: Akgül, H. (1987). Manisa Folkloru. Manisa: Manisa Turizm Derneği Yayınları.

✶ Medya