Kapı açıklığı mermerden bir kapı ile kapatılmıştır. Mezar odasına, açılan bir tünel ile girilerek soyulmuştur. İlk soygun, Bizans Dönemi sıralarında gerçekleştirilmiştir. Bu son soyguncular, daha önce açılmış bir mezar ile karşılaşmışlardır. Mezar odasına dolan toprak temizlenince, mermerden yapılmış iki kline (ölü yatağı) kuzey ve batı duvarlarına dayanmış durumda ortaya çıkmıştır. Klinelerin ayakları ile ön cepheleri boya ile yapılmış palmet meander ve boyut bezekler ile süslenmiştir. Sarı, kırmızı,, siyah, mavi, yeşil renkler kullanılmıştır. İskeletler dağılmış durumda, klinelerin üstünde ve kapı önnde bulunmuştur. Mezar hediyeleri olarak, fildişinden yapılmış kutu parçaları, yine fildişinden uç kısmı geyik başı şeklinde işlenmiş bir bıçak sapı ile, ahşap mobilya parçaları elde edilmiştir. Bu mobilya parçaları kabartma olarak işlenmiş palmet ve rozet figürleri ile süslüdür. Bunların yanında deri parçaları ile aşık kemikleri bulunmuştur. Kiklobik, dikdörtgen şeklinde, kesme mermer bloklar ile inşa edilmiş olan bu anıtsal Tümülüs odası ile içinde ele geçen buluntuların MÖ 6. yy. sonlarındaki bir tarih içine konulabileceği düşünülmektedir. Çalışmalarımız sırasında, kapı önü alanda taşları dağılmış durumda bir ön oda kalıntısına rastlanmıştır. Tümbetepe kazısı, şimdi, Bergama Müzesi’nde görev yapan arkeolog Tevfik Kekeç ile birlikte gerçekleşmiştir. Buluntuların ilk koruma, temizlik ve onarımları, İstanbul Merkez Restorasyon ve Konservasyon Laboratuvarı, konservatör ve heykeltraşları tarafından gerçekleştirilmiştir. Troia kazı ekibi konservatör grubu, ahşap malzemenin ilk korunmasını yapmıştır.

Dede tepe Tümülüsü – Biga-Pegai
Engin Gürsu

Çanakkale Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu Kararı