Gülbenkyan Konağı, 19. yüzyılda inşa edilmiş olup dönemin yukarı Talas’ında ticaretle uğraşan varlıklı azınlık ailelerinin konut mimarisinde görülen gelişimin seçkin bir örneğini oluşturmaktadır. Osmanlı döneminde Talas’ın tanınmış Ermeni asıllı ailelerinden olan Gülbenkyanlara ait olduğu yöre halkı, bölgesel yayınlar, American Board kayıtları ve ilgili araştırmalar üzerinden ifade edilen bu konut, ailenin Yukarı Talas’ta bulunduğu belirtilen üç konuttan biridir. Yapıya ilişkin tapu kaydı bulunmamakla birlikte, mevcut bilgiler konağın Gülbenkyan ailesinin yaşam çevresinin bir parçası olduğunu göstermektedir. Ailenin “Bay %5” olarak anılan üyesi Kalust Gülbenkyan, Ortadoğu petrol rezervlerinin uluslararası şirketlerce işletilmesinde oynadığı rol ve petrol şirketlerinde ısrarla yüzde beş hisse alma stratejisi sayesinde petrol ticaretinde küresel ölçekte tanınan bir isim hâline gelmiş, özellikle Türk Petrol Şirketi’nin kuruluşundaki etkisiyle dünya petrol piyasasında kalıcı bir ün kazanmıştır.

Günümüzde büyük ölçüde tahrip olmuş olan yapı kagir sisteme sahiptir ve özgün mimari kimliğinin bir kısmı zaman içinde yapılan müdahalelerle değişmiştir. Konut, yüksek duvarlarla çevrili bir bahçe içerisinde konumlanmakta, bahçeye batı cephesindeki dar sokaktan açılan bir kapıdan girilmektedir. Yapı alanın kuzeyine yerleştirilmiş; güney ve doğu bölümleri ise meyve ağaçlarıyla donatılmış bahçe olarak düzenlenmiştir. Geleneksel Kayseri evlerinde olduğu gibi ana giriş güney cephesinde yer almakta, yol kotundan yaklaşık iki metre yüksek olan zemin kata çift kollu merdivenlerle ulaşılmaktadır. Haç formunda tasarlanan plan şeması, dört kol arasına yerleştirilen dikdörtgen odalarla desteklenmekte; giriş haç kollarından birinde bulunmaktadır. Haçın orta alanı, mekânı tanımlayan merkezi bir düğüm noktasıdır.

Yapının birinci bodrum katına giriş, ana giriş merdivenlerinin altından sağlanmaktadır. Bu kat, dönemindeki kullanımda hizmetlilere ait olduğu anlaşılan mekânlarla mutfak, ocak ve kiler gibi servis birimlerini barındırmaktadır. Kat yüksekliği zemin kata göre daha düşük tutulmuştur. Yapının kuzeyinde geçmişte başka mekânların bulunduğu anlaşılmakta, ancak bu mekânların planla bağlantısı kapılarının duvar örülerek kesilmesiyle ortadan kaldırılmıştır. Zaman içinde tuğla ve taş kullanılarak ıslak hacimler eklenmiştir. İkinci bodrum katı kaya oyma olup geleneksel kullanım amacıyla tasarlanan mahzenler bu katta yer almaktadır; bu mahzenler yaz sıcaklarında yiyecekleri korumak için kullanılmıştır.

Konağın en dikkat çekici mimari unsuru, haçvari orta sofayı örten kubbedir. Kudret’in aktardığı bilgiler doğrultusunda Yukarı Talas’ta sayıları az olan kubbeli konutlar arasında yer aldığı anlaşılmaktadır. Kubbe, üçüncü boyutta derinlik ve görsel etki yaratan bir öğedir. Haçın ortasında yükselen bu bölüm, çevresini saran on iki pencereyle aydınlatılmakta, sıcak yaz aylarında serin iç mekânlar sağlamaktadır. Kubbe, dört ana kemer ve bu kemerlerin taşıdığı ince kolonlar üzerine oturmaktadır. Kubbenin oturduğu noktada kemerli pencere açıklıkları yer almakta; ancak kubbe bakımsızlık ve yapılan kazılar sonucunda yıkılmış, günümüze ulaşamamıştır.

Haçın kollarını taşıyan kemerler mekânların karakterini belirlerken, bu kolların üst döşemelerinde ahşap malzeme kullanılmış; kubbede, kemerlerde ve kolonlarda ise taş tercih edilmiştir. Zamanla ahşap döşemeler betonarme ile değiştirilmiş, yapı özgün malzeme bütünlüğünü büyük ölçüde yitirmiştir. Taş kagir duvarlarda kaplama ya da boya kullanılmamış, yerel taş ocaklarından temin edilen taşlar yapıya özgün bir görünüm kazandırmıştır. Güney cephesi, gösterişli iki kemer ve üç sütun ile güçlendirilmiş olup giriş kanopisine ulaşan çift kollu merdivenler cepheyi daha etkileyici kılmaktadır. Kuzey cephesinde zaman içinde gerçekleşen ayrılmalar duvar örülmesiyle belirginleşmiş, doğu cephesinde haç planın yansıması olarak köşeli çıkmalar oluşturulmuştur. Batı cephesi ise doğu cephesinin karakterini devam ettirmektedir. Yakın dönemde yıkılan kubbenin, cephe tasarımında belirgin bir öğe olduğu anlaşılmaktadır.

İç mekânlarda masif ahşap kapılar, ahşap kasa ve kanatlı pencereler ile metal korkuluklar yer almaktadır. Haç formlu ana mekânın duvarlarında dört kenar profilli, dört profilsiz toplam sekiz adet şerbetlik bulunmaktadır. Haçın güney kolundaki odalarda ahşap dolaplar özgün durumunu korumakta olup, yapının başlangıçta ahşap işçiliği açısından zengin olduğu anlaşılmaktadır. Odaların zeminlerinde ahşap ve taş kaplama birlikte görülmektedir. Ana sofaya güneydeki girişten sac kaplı ahşap bir kapı ile girilmekte; bu sofa özgün kesme taş kaplama zeminiyle dikkat çekmektedir.

Dönemin ekonomik, siyasal ve savaş koşulları nedeniyle Gülbenkyan ailesi Amerika Birleşik Devletleri’ne yerleşmiştir.

✶ Medya