Aya Basil Kilisesi
Azize Anna Kilisesi, Küçük Ayvasıl Kilisesi olarak da bilinir.
- Tür
- Kilise
- Kültür
- Bizans
- Durum
- Erişilebilir
Aya Basil Kilisesi veya halk arasında Küçük Ayvasıl Kilisesi olarak bilinen kilise, 6–7. yüzyıllarda yapılmış olmalıdır; MS 9. yüzyılda Bizans İmparatoru I. Basil zamanında yeniden inşa edilmiştir. Kubbesiz oluşu ve beşik tonoz örtü sistemiyle Erken Bizans Dönemi yapı özelliklerini yansıtan kilise, nartekssiz üç nefli bazilika planında inşa edilmiştir.
Kilisenin taşıyıcı düzeninde yuvarlak kesitli sütunlar kullanılmıştır. Naosun yuvarlak kemerlerini ve beşik tonoz örtü sistemini taşıyan bu sütunlar, antik dönem tapınaklarından devşirilmiştir. Taşıyıcı sütunların ve sütun başlıklarının bazıları Roma Dönemi klasik yapılarından alınan devşirme malzemedir. Sütun kaideleri ve başlıkları iyonik düzendedir; üzerlerinde şevron dizimi süslemeler yer almaktadır. Pencere üzerindekiler dahil bütün kemerlerin tuğladan yapılmış olması, Bizans mimarisine ait bir özellik olarak dikkat çeker. Pencerelerde çokgen delikli taş şebekeler kullanılmıştır.
Kilisenin batı tarafında bir narteksin bulunmuş olması muhtemeldir. Araştırmacılar bu narteksin varlığını tespit etmiş olsa da günümüzde bunu destekleyebilecek zemin kat penceresi dışında herhangi bir iz bulunmamaktadır. Güney giriş kapısı üzerindeki yıpranmış kabartma Yunanca yazıt, kilisenin şehirdeki en eski kiliselerden biri olduğunu göstermektedir. Bu yazıtta kilisenin 884–885 yılında yeniden inşa edildiği belirtilir. I. Basil’in Konstantinopolis’te ve başka yerlerde imar faaliyetlerinde bulunduğu bilinmektedir. Millet, İkonoklast Dönem’de onarılan yapılardan birinin Aya Basil Kilisesi olduğunu ileri sürmektedir. Ballance gibi birçok araştırmacıya göre bu dönemde yeniden inşa edilen kilise, önceki plana sadık kalınarak yapılmıştır. Apsisler dahil bütün duvar işçiliğinin tek tip olması, kilisenin tamamen yenilendiğini göstermektedir.
Güney kapısının üzerindeki mermer kabartmanın klasik dönemden kalmış bir arşitrav parçası ya da lahit kapağı olabileceği değerlendirilmektedir. Ancak kabartmanın kompozisyonu çözülememiştir. Bu rölyefin üzerinde birkaç küçük taş oyma, kıvrımlı haçlar ve başka motifler yer alır. Bu unsurlar, Ermeni kiliselerinde sıkça görülen tarzdadır. Ballance, bunların kiliseye daha sonraki zamanlarda Kaymaklı Manastırı’ndan getirilmiş olabileceğini ileri sürmüştür. Kilisenin içi fresklerle doludur; ancak bu freskler günümüzde çok seçilememektedir.
Kilise, 1923 yılına kadar ibadet amacıyla kullanılmış, camiye dönüştürülmeyen Trabzon kiliseleri arasında yer almıştır.