Sahabiye Çeşmesi, Kayseri’deki çeşmeler arasında bilinen en eski örnektir. Sahabiye Medresesi’nin giriş kapısının sağında yer alan bu çeşme, 1266/1267 (H. 665) yılında Selçuklu veziri Sahip Ata Fahreddin Ali tarafından medrese ile birlikte yaptırılmıştır. Çeşme, bulunduğu yerden sökülerek günümüzdeki yerine nakledilmiş ve çeşitli dönemlerde onarımlar görmüştür. Kitabe dışında günümüze orijinal süslemeleri ulaşmamıştır. Ancak yapının mimari üslubu, 17. ve 19. yüzyıllarda Kayseri’de yapılmış benzer çeşme örnekleriyle aynı karakterdedir. Bu da Sahabiye Çeşmesi’nin 18. yüzyıldan itibaren değişime uğrayarak onarıldığını göstermektedir.

Çeşme, dikdörtgen planlı bir cephe düzenlemesine sahiptir. Ön yüzünde yuvarlak kemerli bir niş ve nişin iki yanında profilli başlıklarla sonlanan ayaklar yer alır. Kemer kilit taşında silinmiş motif izleri görülmektedir. Nişin ortasında mermer üzerine işlenmiş kitabesi bulunur. Kitabenin altı mermer levhalarla kaplanmış olup bu levhaların arasında ikisi bezemeli, biri sade olmak üzere üç taş işlenmiştir. Çeşmenin önünde zamanla yol seviyesinin yükselmesi nedeniyle altı basamaklı bir iniş bulunmaktadır. Yapımında düzgün kesme taş kullanılmış, yazıt kısmı mermer üzerine işlenmiştir.

Niş içerisindeki üç satırlık Arapça kitabe Selçuklu sülüsü ile yazılmıştır. Kitabede, “Bu mübarek çeşmenin yaptırılmasını Kılıç Arslan oğlu yüce Sultan, din ve dünyanın koruyucusu fetihler sahibi Gıyaseddin Keyhüsrev Allah’ın saltanatını daim kıla, zamanında, Safer 665 (Kasım 1266) yılında Allah Teâlâ’nın rahmetine muhtaç zayıf kul Hüseyin oğlu Sahip Ata Fahreddin Ali emretti. Allah onu kuvvetlendirsin.” ifadeleri yer almaktadır.

Bugün çeşme, medresenin meydana bakan güney cephesinde bulunmaktadır. Ancak çeşmenin asıl yeri burası değildir. Başlangıçta medresenin tam karşısında konumlanmışken, ilerleyen yıllarda yapılan yol çalışmaları ve meydan düzenlemeleri sonucunda sökülerek bugünkü yerine, yani medrese duvarına bitişik hâle getirilmiştir.

✶ Medya

✶ İlişkili Yerler