Kale kalıntısından ayakta hemen hemen birşey kalmamıştır. Tepenin güney tarafında parçalar halinde duvar kalıntıları bulunmaktadır ve bu duvar kalıntılarının doğusunda temel taşları ve izleri mevcuttur. Yüzeyde insitu durumda bulunmuş seramiklere göre en erken yerleşimin Kalkolitik Döneme kadar gittiği, bununla birlikte kalenin ilk yerleşiminin Demir Çağında olduğu söylenebilir. Kalıntı şeklinde günümüze gelebilen sur duvarları, kayrak taşlarının karışık biçimde birleştirilmesi ile oluşturulmuştur ve kalınlıkları yaklaşık olarak 0,8-1,2 metreyi, yükseklikleri 2 metreyi bulmaktadır. Bu duvarların güneyinde horasan harcının da kullanılmış olduğu, muhtemelen su künkü oldukları tahmin edilen bir kalıntı mevcuttur. Kalenin, bu özelliklerinden dolayı farklı dönemlerde kullanım gördüğü anlaşılmaktadır. Bulunduğu mevki itibarı ile Karakol Kalesi olarak niteleyebileceğimiz kale, değişik dönemlerde iskan görmüş olup, istilalar ve yağmalar sonucu temeli aynı olmak üzere beden duvarları yıkılıp gelişi güzel tamir görmüştür. [1]

[1] Yukarıkanara Kalesi | Kırklareli Kültür Varlıkları Envanteri (kirklarelienvanteri.gov.tr)

[2] Kurtuluş, İ. H. (1996).’Trakya Bölgesi Kırklareli, Edirne, Tekirdağ, Çanakkale İllerinde “Türk Dönemi Kaleleri”’, XIV. Araştırma Sonuçları Toplantısı II. T. C. Kültür Bakanlığı, 27-31 Mayıs. Ankara: Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü.

[3] Külzer, A. (2008). Ostthrakien (Eurōpē). Tabula Imperii Byzantini 12, Wien, ss. 694-695.