Beldenin doğusundaki tarlalar içerisinde bulunan yapının inşa tarihi ve banisi bilinmemektedir. Bir çalışmada Çataloluk’un (eski adıyla Sis) bir dönem Ermeni Katolikosluğu’nun merkezi olduğu, burada Orta Çağ’dan kalma Havariler Manastırı ve bir okul bulunduğu belirtilmiştir. Yayında bahsedilen kilisenin yeri ve günümüze ulaşıp ulaşmadığı hakkında bilgi yoktur. Bu nedenle mevcut kilisenin Havariler Manastırı’na ait olup olmadığı anlaşılamamıştır.

Yapı batı kolu uzun, doğusu trikonchos (üç yapraklı yonca) şeklinde düzenlenen haç plana sahiptir. Gerek batı kolu uzun haç, gerekse de batı kolu uzun trikonchos plan Ermeni mimarisinde 7. yüzyıldan itibaren örneklerine rastlanan bir şemadır.

Bu şemanın anıtsal örnekleri ise Artvin, Ardahan ve Erzurum’daki 10. yüzyıla tarihlenen Gürcü yapılarında tespit edilmektedir.

Çataloluk Kilisesi’nde kubbeye geçiş elemanları olan pandantiflerin ortalarında trompa benzer düzenlemeler yer almaktadır. Bu özellik de aynı bölge ve tarihe işaret etmektedir. Bu tür düzenlemeler özellikle 10. yüzyıl anıtsal Gürcü mimarlığının karakteristik bir özelliğidir.

Bu verilerden hareketle yapının ilk evresini 10. yüzyıla tarihlemek mümkün gözükmektedir. Bu durumda yapı yukarıda belirtilen Havariler Manastırı’nın ana kilisesi olmalıdır.

Anlaşıldığı kadarıyla 10. yüzyıla ait olan kilisenin bazı bölümleri zaman içerisinde zarar görmüş, kubbesi de yıkılmıştır. Bu durumu en iyi açıklayan mimari veri kubbeli bir örtü için gerekli olan geçiş elemanlarına sahip olan naosun beşik tonozla örtülü olmasıdır. Dolayısıyla beşik tonoz örtünün yapının ikinci evresine ait olması gerekir. Yapının ikinci evresinin Tanzimat sonrası (1839) yapılmış olması gerektiği anlaşılmakla birlikte kesin tarihi bilinmemektedir. Yapının onarım tarihinin belirlenmesinde bölgedeki nüfus hareketleri önemli ipuçları sunmaktadır. 1643 tarihli Karahisar’ı Şarki Sancağı Mufassal Avarız Defteri’ne118 göre eski adı Sis olan Çataloluk’ta hem Müslüman hem de Gayrimüslim nüfus bulunmaktadır. Sis’in 1835 yılındaki nüfusu 118, 1837 yılındaki nüfusu ise 49 kişidir. 19. yüzyılın sonlarına doğru bölgedeki Gayrimüslim nüfusta önemli bir artış gözlenir. 1881 yılında 396 olan Ermeni nüfus 1914 yılında 570’e yükselmiştir.

Yukarıdaki sayılara göre yapının onarımı 19. yüzyılın sonlarında yapılmış olmalıdır. Olasılıkla bölgeye geri dönen Ermeni halk, yeni bir kilise yapmak yerine eski kiliselerini onararak kullanmayı tercih etmiştir. Manastırın bir de okulu olduğu belirtilse de okul hakkında bir bilgiye ulaşılamamıştır.

Günümüze çevresi bitkilerle kaplanmış, beden duvarları kısmen tahrip olmuş olan yapının batı haç kolunun batı duvarı tamamen, apsisi ve iki yanındaki pastaforion odaları ise kısmen tahrip olmuştur. Odalardan güneydekinin doğu duvarı ve örtüsü yıkılmıştır. Zemini moloz ve toprakla dolu olan yapının naosunu örten beşik tonozda da dökülmeler mevcuttur.

Doğusu trikonchos (üç yapraklı yonca) şeklinde düzenlenen haç planlı kilisenin kuzey ve güney haç kolları ile apsisi içten yarım daire dıştan düz, uzun tutulan batı haç kolu ise dikdörtgen planlıdır. Yapının kuzey ve güney haç kolu ile apsisi eksedralarla örtülüdür. Sivri kemerli haç kolları apsisin önünde kare planlı bir naos oluşturmuştur. Apsisin iki yanında ikişer katlı pastaforion odaları vardır. Üçgen planlı odaların alt katlarına haç kollarından girilir. Dikdörtgen planlı üst katlara nasıl çıkıldığına dair bir veri tespit edilememiştir.

Naosun köşelerinde yapının ilk evresindeki kubbeliörtüye geçişlerin sağlandığı pandantifler yer almaktadır. Pandantiflerin ortasında trompa benzer düzenlemeler vardır. Pandantiflerin bittiği seviyenin üzerine yaklaşık 1.5 m yükseklikte bir duvar örülerek naosun üzeri beşik tonozla örtülmüştür. Bu tonoz yapının ikinci evresine aittir.

Yapının yer aldığı arazinin topografyası girişlerin güney ve kuzey cephedeki açıklıklardan sağlandığını göstermektedir. Açıklıkların yuvarlak kemerli olduğu kuzeydeki kemere ait kalıntılardan anlaşılmaktadır.

Yapının beden duvarları ve örtüsü moloz taştan dolgu duvar tekniğinde yapılmıştır. Kemerler kesme taştandır.

Kaynak: Tarihi ve Kültür Varlıklarıyla Suşehri