Pervane Bey Medresesi
- Tür
- Medrese
- Kültür
- Anadolu Selçuklu
- Yüzyıl
- 13. yy
- Durum
- Ziyaret İzne Bağlı
Pervane Bey Medresesi, Anadolu Selçuklu Devleti’nin ileri gelen emirlerinden Muînüddîn Süleyman Pervane tarafından Kayseri’de H. 672’ten (M. 1273) sonra inşa ettirilmiştir. Bu yapı, 13. yüzyılda Anadolu’daki eğitim faaliyetlerinin ve ilmî canlılığın sembollerinden biri olarak öne çıkmıştır. Müderrisliğine İran’dan gelerek Anadolu’da önemli bilimsel çalışmalar yapan ünlü matematik, astronomi ve tıp âlimi Kutbüddin eş-Şîrâzî tayin edilmiştir. Açılış dersine devlet erkânı, din âlimleri, kadılar, mutasavvıflar ve ahiler katılmış; ayrıca Mevlânâ Celâleddîn Rûmî’nin oğlu Sultan Veled de törende bulunmuştur. Açılışta yapılan ders, sema ve vaazlar dönemin ilmî ve tasavvufî atmosferini yansıtmıştır.
Kutbüddin eş-Şîrâzî, Pervane Bey Medresesi’nde 675/1277 yılına kadar müderrislik yapmıştır. Bu süreçte Kayseri’deki ilmiye geleneğine katkıda bulunmuş, özellikle Gevher Nesibe Hatun Tıp Medresesi ve Darüşşifası ile bağlantılar kurarak tıp alanında çalışmalar yürütmüştür. Ancak aynı yıl Muînüddîn Süleyman Pervane’nin İlhanlılar tarafından idam edilmesinin ardından medrese büyük ölçüde tahrip olmuş, vakıf gelirleri bulunmasına rağmen yeniden inşa edilememiştir.
Medresenin konumu hakkında kaynaklar arasında farklı görüşler bulunmaktadır. Bazı araştırmacılar yapıyı Kazancılar Çarşısı çevresinde, bazıları ise Eskiciler Çarşısı’ndaki Pervane Bey Mescid-i Şerifi ile birlikte anmaktadır. 1500 tarihli tahrir defteri, medresenin Kayseri merkezinde yer aldığını kaydeder. Yapının mimari özellikleri hakkında bilgiler sınırlıdır; yalnızca dikdörtgen planlı bir açıklığa sahip bir çarşı bölümü bulunduğu belirtilmiştir. Malzeme, süsleme, kitabe veya pencere düzenine dair ayrıntı verilmemektedir.
Yakın dönemde medresenin kalıntıları, 1988 yılında Kayseri Kapalıçarşısı’nın restorasyonu sırasında tesadüfen ortaya çıkarılmıştır. Bunun üzerine Kayseri Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, yüklenici firmaya Müze Müdürlüğü denetiminde arkeolojik nitelikli bir araştırma hafriyatı yapılması talimatını vermiştir. Bu kazı, 1988–1989 yılları arasında gerçekleştirilmiş ve medresenin yalnızca yaklaşık yarısı ortaya çıkarılabilmiştir. Çalışmaların durdurulma nedeni, kalan kısmın üzerinde önemli ve kıymetli yapılaşmaların bulunmasıdır. Dolayısıyla kazı, yalnızca açıkta kalan bölümle sınırlı kalmış, genişletilmemiştir.
Kazının tamamlanmasının ardından 1991 yılında, ortaya çıkan kalıntıların yerinde korunması yönünde karar alınmıştır. Takip eden yıllarda proje ve uygulama tartışmaları yaşanmış, çeşitli kurumların itirazları üzerine bazı kararlar iptal edilmiş, nihayetinde 1985 tarihli restorasyon yaklaşımına geri dönülmüştür. 2000–2002 yılları arasında yürütülen son uygulamalar kapsamında, Kapalıçarşı restorasyonu tamamlanmış, Pervane Bey Medresesi kalıntıları yerinde korunarak üzeri beton plaklarla örtülmüştür.