Ermeniler için önemli ziyaret yerlerinden olan Bahçebaşı Mahallesi’ndeki Kırk Şehit Çocuk Kilisesi, 1925 yıllarına ait TBMM Kayseri Fotoğraf Albümü’ndeki bir fotoğrafa göre Surp Haç Katolik Kilisesi’nin hemen güneydoğusunda yer alıyordu.

Kırk Şehit ismi büyük ihtimalle Hristiyan geleneğinde bilinen bir olaydan gelmektedir. Sebaste’li (bugünkü Sivaslı) Kırk Şehit ya da Kutsal Kırk, Roma ordusunun Legio XII Fulminata (Türkçesi: 12. Yıldırım Lejyonu) adlı birliğinde görev yapan, M.S. 320 yılında öldürülen bir grup askerdir. Bu olay, Hristiyanlığın Roma İmparatorluğu’nda yasak olduğu Licinius (Likinyus, Roma İmparatoru) döneminde, o zamanki adı Sebaste (günümüzdeki Sivas) olan şehirde yaşanmıştır. Sebaste (Sivas) valisi, Agricola isminde bir yönetici, Roma ordusundan 40 genç askerin, cezalandırılacaklarını bildikleri hâlde hâlâ İsa’ya sadık kaldıklarını öğrenmiştir. Bu 40 asker, Roma tanrılarına inanmayı reddettikleri için ve dönemin kral fermanına uymadıkları için ölüm ya da işkence ile cezalandırılmıştır.

Kaisareia Piskoposu Basileios’a göre, kırk asker Hristiyan olduklarını açıkça itiraf ettiklerinde, liderleri tarafından Sebaste yakınındaki donmuş bir göle, çıplak bir şekilde, soğuk bir gecede donarak ölmeleri için gönderilmişlerdir. Gündoğumunda, tanıkların anlattığına göre, katılaşmış bedenleri hâlâ hayat emaresi göstermelerine rağmen yakılmış ve külleri nehre atılmıştır. Hristiyanlar bu değerli kalıntıları toplamış, kalıntılar pek çok şehre dağıtılmıştır. Bu nedenle Kırk Şehit’in anılması çok yaygındır ve adlarına pek çok kilise yapılmıştır.

Kayseri, Sivas’a çok yakın olduğu ve Basileios’un da Kayserili olduğu için, burada bulunan Kırk Şehit Çocuk Kilisesi/Manastırı’nın yerinde bir zamanlar Kırk Şehit’e ait kalıntıların bir kısmının defnedilmiş olma ihtimali oldukça yüksektir. Dolayısıyla ‘Kırk Şehit Çocuk’ ismi muhtemelen buradan gelmiştir.

Kayseri’de “kırk” ismini taşıyan bir diğer dikkat çekici yer, Evliya Çelebi’nin aktardığı üzere, Battal Gazi Türbesi’nin bir dönem Kırk Kızlar Türbesi olarak adlandırılmasıdır. Bu türbe, antik Mazaka/Eusebia şehrinin (bugünkü Kayseri) sınırları içinde bulunduğundan, burada veya çevresinde Sivas’taki Kırk Şehitler ile bağlantılı bazı kalıntıların defnedilmiş olma ihtimali de akla gelebilir. Ancak hemen bitişiğinde bulunan Battal Gazi Camii’nin o dönemde Bektaşî topluluğu tarafından tekke olarak kullanıldığı ve Alevî-Bektaşî geleneğinde “kırk” sayısının özel bir manevi değere sahip olduğu göz önüne alındığında, bu adlandırmanın buradan kaynaklanmış olması daha olası görünmektedir.

✶ Medya