Çokgöz Kaya Yerleşimi
- Durum
- Su Altında
Çokgöz Kaya Yerleşimi, 1835 yılı civarında Kayseri’ye gelen Fransız seyyah ve arkeolog Charles Texier tarafından kayıt altına alınmıştır. Texier’in aktardığına göre, bölge 1 Ağustos 1835 depreminde ağır hasar görmüş; “Taxiarch köyü” en fazla zarar gören yer olarak anılmış, Kayseri’deki pek çok ev de ciddi biçimde yıkılmıştır. Seyyah, Kızılırmak üzerindeki Çokgöz Köprüsü’nden geçerken köprünün ve çevresinin bir gravürünü çizmiş, ayrıca burada kayalara oyulmuş yeraltı odaları ve geçitlerden söz etmiştir.
Bu kaya mekânlarının pencereler aracılığıyla ışık aldığı, içlerinde hem ölü gömülerine işaret eden lahitler ve nişler hem de günlük yaşama ait olduğu düşünülen ocak izlerinin bulunduğu kaydedilmiştir. Bu özellikler, söz konusu oyukların yalnızca mezar değil, bir dönem barınma veya sığınma amacıyla da kullanılmış olabileceğini düşündürmektedir. Ancak Texier, bu mekânların kesin tarihini tespit edememiştir. Yerel halk ise bu alanı “cinlerin barındığı yer” olarak nitelendirerek uzak durmayı tercih etmiştir.
Texier’in dikkatini çeken bir diğer unsur, köprünün yakınında yer alan eski bir köyün kalıntılarıdır. Harap hâlde duran evler, kervansaraylar ve kiliseler, buranın geçmişte canlı bir yerleşim yeri olduğuna işaret etmektedir. Seyyahın aktardığına göre, köyün adını ne kendisi ne de beraberindeki kılavuzlar bilmektedir. Buna rağmen bölge, onun döneminde dahi kervanların uğrak noktası olma özelliğini sürdürmüştür.
Yamula Barajı’nın 27 Aralık 2003’te su tutmaya başlamasından önce çekilen fotoğraflar, Texier’in anlattıklarını büyük ölçüde doğrular. Bu fotoğraflarda, kaya yerleşiminin kıyı tarafında küçük oyuklar ve kayaya açılmış delikler açıkça görülür. Ayrıca yerleşimin önünde yer alan, doğuya yönelmiş dikdörtgen planlı bir yapı kalıntısı da eski bir fotoğrafta net biçimde fark edilir. Bu yönelimi, yapının bir dönem kilise olarak kullanılmış olabileceğini düşündürür.