Ankara-Niğde Otoyol Projesi kapsamında gerçekleştirilen ÇSED (Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirme) çalışmaları sürecinde, REGIO Kültürel Miras Yönetim Danışmanlığı tarafından yürütülen yüzey araştırması ve arkeolojik kazı çalışmaları sonucunda Harhar Deresi Yerleşimi olarak adlandırılan yeni bir arkeolojik alan tespit edilmiştir. Günümüz Ankara ili sınırları içerisinde, vadi tabanına hâkim hafif yükseltiler üzerinde konumlanan bu yerleşim, Erken Tunç Çağı II dönemine tarihlenmekte ve kırsal nitelikler gösteren tek tabakalı bir yerleşim özelliği taşımaktadır.
Orta Anadolu’nun genel yerleşim dinamikleri göz önünde bulundurulduğunda, Harhar Deresi Yerleşimi özellikle Ankara kültür bölgesi için önemli bir örnek teşkil etmektedir. Bölgedeki arkeolojik dağılım içinde, kırsal karakteri ve tabakalaşma özellikleriyle benzerlerinden ayrılan bu alan, Erken Tunç Çağı topluluklarının yaşam biçimlerine, ekonomik örgütlenmelerine ve yerleşim stratejilerine dair yeni veriler sunmaktadır.
2018–2019 yıllarında gerçekleştirilen kurtarma kazılarının sonuçları, ANO Projesi ÇSED (Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirme) raporu kapsamında hazırlanan KMED (Kültürel Miras Etki Değerlendirme) çalışmaları aracılığıyla kayıt altına alınmıştır. Bu veriler ışığında yapılan incelemeler, yerleşim alanı içerisinde Erken Tunç Çağı II dönemine ait mezarların varlığını ortaya koymuştur. Mezarların tipolojik analizi, Harhar Deresi topluluğunun ölü gömme geleneklerini, sosyal yapısını ve dönemin sosyo-ekonomik dinamiklerini anlamada temel bir kaynak oluşturmuştur.
Söz konusu alan, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescillenmiş olup, korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı statüsündedir. Bu tescil, alanın bilimsel, tarihsel ve kültürel öneminin ulusal düzeyde resmen tanındığını göstermekte; Harhar Deresi Yerleşimi’ni Orta Anadolu’nun erken dönem arkeolojik mirası içerisinde ayrıcalıklı bir konuma taşımaktadır.
Harhar Deresi Yerleşimi, Orta Anadolu platosunun güney kesiminde, Kızılırmak havzasının kuzeybatı eteklerinde yer alan alüvyal bir vadi sistemi içerisinde konumlanmaktadır. Yerleşim, doğal su kaynaklarına yakın, tarıma elverişli düzlüklerle çevrili ve ulaşım açısından stratejik bir alanda yer alır. Bu çevresel koşullar, erken dönem topluluklarının tarımsal faaliyetlerini sürdürmeleri ve bölgesel ağlarla etkileşim kurmaları açısından elverişli bir yaşam alanı sunmuştur.
Alan genelinde yapılan yüzey araştırmaları, mimari kalıntıların yanı sıra seramik, taş alet ve küçük buluntu gruplarının varlığını da ortaya koymuştur. Bu bulgular, Harhar Deresi’nin kısa süreli bir kırsal yerleşim olmasına rağmen bölgedeki Erken Tunç Çağı kültürel sürekliliğini yansıttığını göstermektedir. Yerleşim çevresinde tespit edilen mezarlık alanları ise topluluğun gömü gelenekleri, sosyal hiyerarşi ve ekonomik örgütlenmesi hakkında önemli ipuçları sağlamaktadır.
Ekim, Y., & Çizikci, S. Y. (2024). ANKARA HARHAR DERESİ ERKEN TUNÇ ÇAĞI II DÖNEMİ MEZARLARI. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi(10), 91-104. https://doi.org/10.56387/ahbvedebiyat.1502132
