Bursa Surp Asdvadzadzin Kilisesi, Bursa’nın Setbaşı semtinde Ermeni Apostolik (Gregoryen) cemaatine hizmet eden tarihî bir kiliseydi. Kilisenin ilk inşa tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Bununla birlikte 1608–1619 yılları arasında Anadolu’yu gezen Polonyalı Simeon, Bursa’da küçük, eski ve ahşap bir Ermeni kilisesinin bulunduğunu kaydeder. Daha sonraki kaynaklar da Setbaşı’daki Surp Asdvadzadzin’in Bursa Ermeni Apostolik cemaatinin uzun süre başlıca, hatta belirli dönemlerde tek kilisesi olduğunu göstermektedir. 19. yüzyılda kentteki Ermeni nüfusunun yaklaşık 10.000 kişiye ulaşmasına rağmen cemaatin tek büyük kiliseye sahip olması bazı seyyahların dikkatini çekmiştir.

Kilisenin tarihindeki en önemli olaylardan biri 29 Nisan 1794’te meydana gelen saldırı ve yangındır. Yapının harap hâle gelmesi üzerine Ermeni cemaati resmî izinle onarıma başlamış, ancak tamirat sırasında kilisenin eski ölçülerinin dışına çıkarılarak büyütüldüğü ve yükseltildiği yönünde söylentiler yayılmıştır. Bursa Şer‘iyye Sicilleri ve Osmanlı merkezî arşiv belgelerine göre yaklaşık 1000 Müslüman kadın ile 40–50 kadar eşkıya kiliseye yönelmiş, onları engellemeye çalışan işçileri dağıttıktan sonra yapıya saldırmış ve yangın çıkarmıştır. Yangın kilisenin yakınındaki altı Ermeni evine de sıçramış; olaylar sırasında bazı Ermeni evleri yağmalanmış, birkaç kişi öldürülmüş ve malları gasp edilmiştir.

Olayın ardından Ermeni cemaatinin temsilcileri Meclis-i Şer‘î’ye başvurmuş, karşılıklı suçlamalar üzerine İstanbul’dan İsmail Hulusi Efendi tarafsız mübaşir olarak Bursa’ya gönderilmiştir. Yapılan tahkikat, Ermenilerin iddia edildiği gibi kiliseyi belirgin biçimde büyütmediklerini; İncil okunan bölümün daha iyi aydınlatılması amacıyla bir veya iki pencere açıldığını, çatının onarıldığını ve duvarların boyandığını ortaya koymuştur. Buna karşılık Nizamzâde Nizameddin Efendi ile Cabizâde Mustafa Efendi’nin bazı imamları örgütleyerek mescitlerde Ermeniler aleyhine vaazlar verdirdikleri, tamiratın padişah izni olmadan gerçekleştirildiği yönünde söylentiler yaydıkları ve halkı harekete geçirmeye çalıştıkları tespit edilmiştir.

Yaklaşık iki yıl süren soruşturma sonunda olayın başlıca tahrikçileri hakkında ceza uygulanmıştır. Nizamzâde Nizameddin Efendi, Cabizâde Mustafa Efendi ve onlara yardım ettiği belirlenen Deli Molla Bozcaada’ya sürgün edilmiştir. Bununla birlikte onarım sırasında izin verilen sınırların dışına çıkarak yeni pencere açılmasına sebep oldukları gerekçesiyle Bolulu Ohannes, Çingâneoğlu Avedis, Araboğlu Bedros ve Kuyumcu Kocabayızoğlu adlı dört Ermeni de Bursa’dan uzaklaştırılmıştır. Merkezî yönetim aynı süreçte kilisenin yanan kısımlarının eski ölçülerini aşmamak şartıyla yeniden yapılmasına izin vermiş ve daha sonraki bir Hatt-ı Hümâyun ile yeniden inşa sırasında yapıya müdahale edilmemesini emretmiştir.

1794 yangınının ardından Surp Asdvadzadzin yeniden inşa edilmiştir. Ermeni tarihçi Kevork Pamukciyan, dönemin Bursa Ermeni marhasası Boğos Başpiskopos Karakoçyan’ın 1794’te Surp Asdvadzadzin Kilisesi’ni yeniden inşa ettirdiğini kaydeder. Daha sonraki yapı kâgir ve bazilikal planlıydı. Seyyah tasvirleri ve eski fotoğraflar, günümüze ulaşmayan kilisenin büyük, uzunlamasına gelişen bir ibadet mekânına sahip olduğunu ve önceki küçük ahşap kiliseden daha anıtsal bir yapı hâline geldiğini göstermektedir. Yeniden inşa edilen Surp Asdvadzadzin, 20. yüzyıl başlarına kadar Bursa Ermeni Apostolik cemaatinin başlıca ibadethanesi olmayı sürdürmüştür.

Kilisenin hemen kuzeydoğusunda, ondan ayrı bir yapı olarak Ermeni cemaatine ait Setbaşı Gregoryen Ermeni Mektebi veya Boğosyan Ermeni Mektebi bulunuyordu. Kilise ile mektep, Setbaşı’ndaki Ermeni cemaatinin dinî ve eğitim yapılarından oluşan tarihî bütünün parçalarıydı.

Setbaşı ve çevresi aynı zamanda Bursa Ermenilerinin yoğun biçimde yaşadığı ve ipek üretimi ile ticaretinin geliştiği bölgelerden biriydi. Ancak 1844 tarihli Temettuat kayıtları burada yaşayan Ermenilerin yalnızca ipekçilikle uğraşmadığını; çiftçilik, ticaret, kuyumculuk, marangozluk, terzilik, sarraflık ve başka birçok mesleğin de bulunduğunu göstermektedir. Nişan Taktakyan’a ait ipek fabrikası, bulunduğu caddeye adını vermiş ve bu cadde İpekçilik Caddesi olarak anılmıştır

Ermeni cemaatinin kiliseyi kullanmayı bırakmasının ardından Surp Asdvadzadzin Kilisesi Cumhuriyet döneminde farklı işlevlere tahsis edilmiştir. Cumhuriyet’in ilk yıllarında yapı Muallimler Birliği tarafından sinema ve gösteri salonu olarak kullanılmıştır. Daha sonraki yerel anlatılarda nikâh dairesi ve depo olarak da kullanıldığı aktarılır. Özellikle “tütün deposu” bilgisine ihtiyatla yaklaşmak gerekir; çünkü Setbaşı’ndaki günümüze ulaşmış ayrı Ermeni Katolik Kilisesi’nin de Cumhuriyet döneminde tütün deposu olarak kullanıldığı kesin olarak bilinmekte ve iki yapının kullanım geçmişleri bazı yayınlarda birbirine karışmaktadır.

Surp Asdvadzadzin Kilisesi 12 Eylül 1980 askerî darbesinden sonraki dönemde yıkılmıştır. Kesin yıkım günü ve yıkım kararının ayrıntılarını gösteren resmî belge henüz tespit edilememiş olmakla birlikte, eski ve güncel fotoğrafların karşılaştırılması bugünkü Setbaşı okul yapısının kilisenin bulunduğu alan üzerinde yer aldığını göstermektedir. Kilisenin kuzeydoğusundaki ayrı tarihî Ermeni mektebi binası da günümüze ulaşmamıştır. Böylece tarihî Surp Asdvadzadzin Kilisesi ile ona bağlı Ermeni mektebinin bulunduğu alan büyük ölçüde bugünkü Setbaşı okul yerleşkesine dönüşmüştür.

Kaynaklar:

  • İsmail Yaşayanlar, Bir Arada Yaşama Kültürünün Zedelenmesi: 1794 Bursa Ermeni Kilisesi Yangını Örneği, 19–20. Yüzyıllarda Türk-Ermeni İlişkileri Uluslararası Sempozyumu Bildirileri, C. I, 2015.
  • Bursa Şer‘iyye Sicilleri, B242 ve B251.
  • Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi, Cevdet Adliye: C.ADL. 99/5978; C.ADL. 103/6190; C.ADL. 36/2133.
  • Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi, Hatt-ı Hümâyun: HAT. 208/11030; HAT. 206/10812.
  • Sami Başak – Ayşın Özügül, Bursa Setbaşı Surp Asdvadzadzin Ermeni Kilisesi ile Okulun İnşası ve Mimarlık Tarihi Açısından Önemi, 2016.
  • Sami Başak, Bursa’daki gayrimüslim dinî ve eğitim yapıları üzerine doktora/yüksek lisans çalışması, Bursa Uludağ Üniversitesi, 2019.
  • Polonyalı Simeon’un Seyahatnamesi 1608–1619, haz. Hrant D. Andreasyan, İstanbul, 1964.
  • Ali İhsan Karataş, Fethinden XIX. Yüzyılın Sonuna Kadar Bursa’da Ermeniler, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 2005.
  • Kevork Pamukciyan, Zamanlar, Mekânlar, İnsanlar.
  • Raymond H. Kévorkian – Paul B. Paboudjian, 1915 Öncesinde Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermeniler, 2012.
✶ Medya