Yapımı: H. 1309 / M. 1892.

İnşa kitabesine göre; Hacı Musa isimli bir kişi tarafından 15 Mart 1892 tarihinde inşa ettirilmiştir. Kitabe metninde geçen, caminin ikinci yaptıranı anlamındaki “bani-i sani” ibaresinden; bugünkü yapının, daha önce mevcut olan bir caminin yerine yapıldığı anlaşılmaktadır. İlk yapılan cami hakkında kaynaklarda herhangi bir bilgiye rastlanmamıştır. Cami cemaatinden öğrenilen bir rivayete göre, camiyi yaptıran Hacı Musa gümrük muhafızlığı görevinde bulunmuş bir kişidir. Görevi esnasında, ayrıntıları bilinmeyen bir olayda yüklü miktarda bir ganimet elde etmiştir. Dürüst bir kimse olduğu anlaşılan Hacı Musa, bu parayla bir cami yaptırırsa günaha girmekten kurtulup kurtulmayacağını zamanın müftüsüne danışmış, müftü de eğer bir cami yaptırırsa sevap kazanmayacağını ancak günaha da girmeyeceğini söylemiştir. Bunun üzerine Hacı Musa kendi köyüne bu camiyi inşa ettirmiştir. Tabi ki bu rivayetin doğruluğunu ispatlayan bir belge mevcut değildir. Ancak küçük bir köy olan Lengüme’de (yeni adıyla Günalan) özellikle süslemeleri açısından son derece anıtsal böyle bir caminin bulunması ilginçtir.

Planı ve Mimari Özellikleri: Kare planlı, üzeri kiremit kaplı çatı ile örtülü, kuzey cephesinde son cemaat yeri ve son cemaat yerinin önünde de avlusu bulunan bir cami yapısıdır. Ana beden duvarları, köşelerde bulunan ve bir kısmı devşirme olan düzgün kesme taşlar dışında yığma taş, tuğla ve derz dokuludur. Cephe yüzeylerinde bulunan tek sıra halindeki ve sivri kemerli açıklıklar şeklindeki pencerelerin kemer ve söveleri de düzgün kesme taştan inşa edilmiştir. Dışta, yapının son cemaat yerinin duvar ve üst örtü yüzeyleri tamamen sıvanmış, ancak diğer cephelerde ana beden duvarları sıvasız bırakılmıştır. Caminin son cemaat yeri üç bölümlüdür ve bunlardan ortada olan kubbe, diğer ikisi ise çapraz tonozla örtülüdür. Son cemaat yerinin üst örtüsü, ana beden duvar eti kalınlığı içindeki taşıyıcılar ile son cemaat yeri revağını oluşturan kare kesitli ve devşirme taş kaideli 4 ahşap direk üzerinde yükselen sivri kemerler tarafından taşınmaktadır. Son cemaat yerinin doğu bölümünün önünde, günümüzde beton bir lahit şeklinde düzenlenmiş ve yapının banisine ait olduğu rivayet edilen bir mezar alanı mevcuttur. Caminin cümle kapısı son cemaat yerinin orta bölümündeki yuvarlak kemerli bir giriş açıklığı şeklindedir ve yapının dört satırlık inşa kitabesi bu açıklığın hemen üstünde yer alır. Yapının orijinal minaresi batı cephenin kuzey köşesinin üst bölümünde küçük bir balkon şeklinde düzenlenmiştir. Oldukça dışa taşkın olan bu bölüm mukarnas dizileri ve çokgen kesitli korkuluğu ile adeta bir şerefe şeklinde inşa edilmiş ve üzerine boynuz alemi bulunan bir külah eklenmiştir. Caminin avlusunda, doğu köşede bulunan beton minare ise sonradan inşa edilmiş, sanatsal ve tarihi niteliği bulunmayan bir örnektir. Caminin iç mekânına gelindiğinde, üst örtünün ahşap düz tavan şeklinde olduğu ve ana beden duvarlarının tamamen sıvandığı görülür. Ayrıca, iç mekânın kuzey bölümünde ince ahşap direklerle desteklenen asma kat şeklinde bir mahfil bölümü de bulunmaktadır.1

İnşa Kitabesinin Transkripsiyonu:

Bani-i Sani Hacı Musa’nın olsun ruhu şad
Yaptı işbu camiyi gelin namaz kılın sala
Yazdı tam tarihini Naf-i ziyade dilnişin
Pek güzel yapıldı idman eyle bu beyti huda
Sene 15 Şaban 1309 (M. 15 Mart 1892)

  1. BURDUR İLİNDE TÜRK MİMARİSİ ↩︎