Tacettinveli Mahalledeki Yapı Kalıntısı, Roma dönemine tarihlenen bir yapı kalıntısı olarak, temel hafriyat kazısı sonucu tahribata uğramış biçimde bulunmuştur. Söz konusu alan, Müze Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen kurtarma kazısı kapsamında incelenmiştir.

Kurtarma kazısında, temel hafriyatı çukurunun güneybatı köşesinde, harita üzerinde koordinatları işaretlenmiş aks boyunca uzanan, Roma dönemine tarihlenen bir duvar kalıntısına rastlanmıştır. Bu yapı kalıntısının muntazam kesme taşlar kullanılarak inşa edildiği tespit edilmiştir. Aynı duvar kalıntısının yanında Osmanlı dönemine ait su künkleri belirlenmiştir.

Alanının kuzeybatı köşesinde ise, kesitte görülen bir kültür tabakası tespit edilmiştir. Bu kültür tabakasının içerisinde çok sayıda Roma ve Doğu Roma dönemine ait, amorf nitelikli seramik bulunmaktadır. Kültür tabakası, mil karakterli bir dolgu içerisinde yer almakta olup, temel kotunun yaklaşık 2 metre üstünden başlamakta ve 1,5–2 metre kalınlığında bir tabaka oluşturmaktadır. Söz konusu kültür tabakası, alanda yaklaşık 20 metrelik bir kesit boyunca izlenebilmektedir.

Kayseri ili Melikgazi ilçesi Tacettinveli Mahallesi Lalezade Caddesi’nde yürütülen inşaat çalışmaları sırasında arkeolojik nitelikli yapı kalıntılarının ortaya çıkması üzerine, Kayseri Müze Müdürlüğü tarafından kurtarma kazısı gerçekleştirilmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda Tacettinveli ve kısmen Mükremin mahallelerinde bulunan bazı özel mülkiyet parsellerinde “Tacettinveli Yapı Kalıntısı ve Kültür Tabakası” tespit edilmiş, bu alanların 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli kültür varlığı niteliği taşıdığı değerlendirilerek 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilmesine karar verilmiştir.

Bu doğrultuda sit sınırları haritalarla belirlenmiş, ilgili parsellerin tapu kayıtlarına sit şerhi düşülmesi ve alanda 1. derece arkeolojik sitlere ilişkin koruma ve kullanma koşullarının uygulanması hükme bağlanmıştır. Belediye tarafından Koruma Amaçlı İmar Planı hazırlanması öngörülmüş, inşaat sırasında kültür varlıklarına zarar verildiğinin tespit edilmesi nedeniyle konu savcılık soruşturmasına eklenmiştir. Ayrıca, can ve mal güvenliği ile iklim koşulları dikkate alınarak, kazı sırasında ortaya çıkarılan buluntuların geçici koruma amacıyla kum–jeotekstil–kum yöntemiyle kapatılmasına ve gerekli güvenlik önlemlerinin yerel yönetimlerce alınmasına karar verilmiştir. Sit alanına herhangi bir fiziki müdahalede bulunulmaması şartıyla, daha önce durdurulan inşaat çalışmalarının devam edebileceği belirtilmiştir.

2020 yılı sonrasında söz konusu arkeolojik kalıntıların, geçici koruma kapsamında kum–jeotekstil–kum yöntemiyle kapatıldığı ve bu dolgunun üzerine 11 katlı bir binanın inşa edildiği anlaşılmaktadır.