Kırşehir’deki Ahi Evran Zaviyesi’nin ilk inşa tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, 14. yüzyılda basit bir zaviye olarak kurulduğu tahmin edilmektedir.

1450 yılında Seydi Beyoğlu Emir Hasan Bey, Ahi Evran’ın türbesinin üzerine bir bina inşa ettirmiştir. 1481 yılında (Hicri 886) Dulkadıroğlu Alaüddevle Bey bu binayı genişletmiştir; bu tarih bazı kaynaklarda yapının tamamlanma yılı olarak da geçmektedir. 1560-61 yıllarında (Hicri 968) Ahi Evran’ın soyundan gelen bir şeyh, yapıya mescit bölümünü eklettirmiştir. 1819-20 yılında (Hicri 1235) dönemin padişahı II. Mahmud’un tuğrasını taşıyan bir kitabe, zaviyenin bahçe kapısına konulmuştur.

20. yüzyılın başlarında yapıya bugünkü görünümünün ayrılmaz bir parçası olan minare eklenmiştir. 1968-1972 yılları arasında ise Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından kapsamlı bir restorasyon gerçekleştirilmiş ve zaviye günümüzdeki görünümüne bu çalışmalar sonucunda kavuşmuştur.

    Ahi Evran Zaviyesi, Ahilik Teşkilatı’nın kurucusu Ahi Evran-ı Veli’nin manevi merkezi olması açısından büyük önem taşır. Bu kapsamdaki önemi nedeniyle 2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil edilmiştir.

    Zaviye, Ahi Evran’ın türbesinin yanı sıra, mescit, divanhane (toplantı salonu) ve bazı ahilere ait mezarları da içeren yedi mekânlı, tek bir yapıdan oluşmaktadır. Mimari olarak, Anadolu’da sıkça görülen “zâviyeli cami” veya “tabhâneli cami” tipinin plan özelliklerini taşır.

    ✶ Medya