Şahinbey ilçesi, Ünaldı mahallesi, Türbe Geçidi Sokak üzerinde yer alan yapı, kitabesine göre H.1323 (M.1905) tarihinde Şuayıpzade Seyh Ali Akif Efendi’nin oğlu Şeyh Übeydullah Efendi tarafından yaptırılmıştır. Türbede biri türbeye, biri de mezara ait iki tane kitabe vardır. Kitabeli olan mezar taşı, Akif Efendi’ye ait olup, naaşı vefatından sonra kendi gösterdiği sarımsak tepesine defnedilmiştir. Muhtemelen bu taş, defnedildikten sonra kabrinin başucunda yer almaktaydı. 1960’lı yıllarda avlunun güneyindeki tek giriş kapısının üzerinde olduğu ifade edilen mezar taşı, günümüzde, sonradan yapılan çeşmenin üzerine yerleştirilmiş ve kitabe gibi teşhir edilmiştir.

Önünde geniş bir avlusu bulunan, sonradan doğusuna bir mescit ve kuzeyine bir çeşme yapılmış olan, kapı pervazında, dönüşümlü siyah-beyaz renkli taş, geriye kalan bütün yerlerde beyaz renkli kesme taş görülen, dört cephesi de sade ve süsten uzak, kare planlı türbenin üstü kubbe örtülmüştür Türbeye ait, sekiz satırdan oluşan kitabe, dikdörtgen beyaz bir taşa, talik hatla yazılmıştır.

Kitabe metni şöyledir:
“1.Hüve’l-Bāḳī
2.Şeyḫ ʿAlī ʿAkif Efendī eyledī ʿazm-i beḳā
3.Gitdi eyvāh cān ṭayānmaz āh kīm bu firḳate
4.Ḫāce Sermest ānī postunda ḳılmışdır ḫalef
5.Ol şerefle nāil oldī bu ḥaḳīḳī devlete
6.Bir mücevher tārīḫī-i tām söyledim kīm fevtine
7.Allah Allāh geçdī ol şeyḫ-i mükemmel vuṣlata
8.Sene H.1323″

Çevirisi şöyledir:
(Sadece) O (Allah) Bakî’dir (gelip-geçici-fani değildir, sonsuz ve ölümsüzdür). Şeyh Ali Akif Efendi sonsuzluğa ulaşmaya niyet etti. Gitti eyvah, ah kimsenin bu ayrılığa canı dayanmaz. Hoca Sermest, onu postunda halefi olarak belirlemişti. Bu sebeple (halef olmasıyla) hakiki yüksek mevki (güç-makam) olan bu şerefe nail oldu. Vefatına tam bir mücevher tarih (Bir mısranın veya beytin, sadece Arap alfebesinin noktalı harflerinin hesaba katılması ile tarih düşürmek) söyledim ki. Allah Allah mükemmel şeyh (Allah’a) kavuştu. Sene H.1905.

Türbenin giriş kapısının üzerinde yer alan şahidedeki, pembe taşa işlenmiş, talik hatlı, dokuz satırlık kitabenin metni şöyledir:
1.”Allāh – El-Fātiḥa – Muḥammed
2.Ḫulūṣ-ı ḳalb ile peyrev olub bir pīr-i āgāha
Müheyyā eyle dāim zād-ı rāhı ʿazm-i nāgāha
3.Ṭarīḳ-i vuṣlatın her ḫaṭvesinde biñ ḫaṭar vardır
Refīḳ ü reh-nümāsı olmıyan aʿmā düşer çāha
4.Ṭarīḳ-i Naḳşibendī menzil-i cānāna aḳrebdir
Aña cān ile ḫidmet vāṣıl eyler ḫalḳı dergāha
5.Kilisli Ḫavāce ʿAbdullāh Sermest’e īdūb ḫidmet
ʿAlī ʿĀkif Efendi reh-nümā oldī bu şehrāha
6.Muʿammer oldī seksen üç sene ʿilm ü ʿibādetle
Senā-yı ḥüsn-i aḫlāḳı şeref-baḫş oldī efvāha
7.Ṭulūʿ-i şems ile reh-yāb olur maḳṣūda Mevlānā
Teşebbüs eyleyenler dāmen-i āh-ı seḥergāha
8.Oḳu tārīḫini geçme ḥudūd-ı noḳṭa-i şerʿī
Maḳām-ı evliyāda ḥācetīñ ʿarż eyle Allāh’a
9.Ramażān – sene 1323 – ṣabāḥi’l-cumʿa

Çevirisi şöyledir:
1.Allah – El Fatiha – Muhammed
2.Safi bir kalple uyanık (bilge ve tecrübeli) bir pîre (mürşide) tabi olup (arkasından yürüyüp), her daim yol azığı ansızın yola çıkacakmış gibi emre hazır tut (her an ölecekmiş gibi ahiret için hazırlıklı ol).
3.Arzulanan şeye-sevgiliye kavuşma yolunun her adımında bin risk-tehlike vardır. Yol göstereni ve dostu olmayan kör, kuyuya düşer.
4.Nakşibendi yolu, sevgilinin menziline (Allah’a) en yakın olandır. Ona can ile (içten) hizmet etmek, halkı (yaratılmışları) dergâha ulaştırır.
5.Kilisli Hoca Abdullah Sermest’e hizmet etmek suretiyle (sözünden çıkmayan), Ali Akif Efendi bu büyük yola-anayola (Nakşibendiliğe) kılavuz (ondan sonra halife) oldu.
6.Seksen üç sene ilim ve ibadetle yaşadı. Övülen güzel ahlakı ağızları-dilleri şereflendirdi.
7.Mevlana güneşin doğuşuyla maksuduna-ulaşmak istediği yere-ilahi aşka) yol bulur (Mevlana, ancak Şems ile maksuduna ulaşır), bir de seher vaktinde derin-içten-yakıcı bir âhın eteğine yapışanlar (seher vaktinde Allah’a yönelip, masumca yakarışı alışkanlık edinenler).
8.Şer’i bakış açısı ve ilkelerinin (şeriat çizgisinin) sınırlarını aşma, tarihini oku (şer’i ölçüler hakkında geçmişte yazılmış olanlara bağlı kal), Evliya makamında (Allah’ın dostu olduğunda), Allah’a ihtiyacını arz et (yakar ve dua et),
9.Ramazan – Sene M.1905 – Cuma günü sabahı12

  1. Alper Altın, Gaziantep Türk İslam Mimarisi, Palet Yayınları, 2025. ↩︎
  2. Kitabe metinleri yukarıdaki kaynaktan alınmış olup, okunuşundaki bazı düzeltmeler ile transkripsiyonu ve çevirisi Engin Mutlu tarafından yapılmıştır. ↩︎