İbrahim Bey Medresesi (veya halk arasında Meydan Medresesi), 1700–1701 yıllarında inşa edilmiş olması gerekmektedir. Anadolu’da Selçuklu döneminde başlayıp Beylikler ve Osmanlı döneminde gelişen avlulu medrese plan tipinin 18. yüzyıl başlarındaki bir örneğini temsil etmektedir.

Medrese, 18,25 x 23,40 metre dış ölçülere sahip olup enine dikdörtgen bir alana oturmaktadır. Yapı, iç avlulu, iki katlı ve iki kanatlı, düz damlı medreseler grubuna girmektedir. Yapı düzgün kesme taş ile inşa edilmiş olup bağlayıcı malzeme olarak kireç harcı kullanılmıştır. Güney cephenin ortasında yer alan taç kapı, köşeden helezonik yivli bir kaval silme ve bunu takip eden mukarnaslı bir bordürle oluşturulmuş sivri kemerli bir girinti şeklindedir ve yapıya giriş bu kapı vasıtasıyla sağlanmaktadır. Alt kat revakları, çeşitli başlık ve kaidelerle desteklenen silindirik gövdeli sütunlara, ikinci katta ise payelere oturmaktadır. Her iki katta kuzey ve güneyde üçer, yanlarda ise dörder revak gözü bulunmaktadır. Avlunun doğu ve batı tarafında iki kanat halinde sıralanan medrese hücreleri yer almaktadır.

Giriş kapısındaki kitabeye göre medrese, 1700–1701 yıllarında İzzeddin oğlu İbrahim Bey tarafından yaptırılmıştır. Cumhuriyet dönemine kadar Kürtçe, Türkçe, Farsça ve Arapça dillerinde dersler verilmiştir. 1926 ile 1950 yılları arasında cezaevi olarak kullanılan medrese, günümüzde Kent Arşiv ve Etnografya Müzesi olarak faaliyet göstermektedir. 1959 yılında Oktay Aslanapa’nın bildirdiğine göre iki katlı yapının revaklı avlusu o dönemde yıkık durumdaydı.

✶ Medya