Trabzon Eski Belediye Binası, 1882 yılında kamu yapısı olarak inşa edilmiştir. İki katlı kamu yapıları planında tasarlanan yapı, kesme taş işçiliği ve yığma usulüne göre yapılmıştır. Trabzon’da belediye teşkilatının tam olarak ne zaman kurulduğu bilinmemekle birlikte, 1864–1869 yılları arasında tesis edildiği kesindir. 1869 yılında Trabzon vilayet yıllığının yayımlanmaya başlanmasıyla belediyenin bu yıllıkta kurulmuş olarak yer aldığı görülmektedir. Kurulan belediye için yeni bir bina yapılmadığı, mevcut yapılardan birinin kullanıldığı anlaşılmaktadır. İlk kuruluş döneminde Belediye Dairesinin Taksim Meydanı civarında olduğu düşünülmektedir. 1324 H/1906 M tarihli arşiv kaydında yer alan ve Taksim karakolhanesini kullanan belediyenin kira bedeline ilişkin belge bu durumu ortaya koymaktadır. Rus işgali sırasında işgal komutanlarından Minstlov ve Kefeli’nin anılarından, belediye dairesinin günümüzdeki yerine 1910’lu yıllarda taşındığı anlaşılmaktadır.

Yapı, süreç içerisinde farklı işlevlere dönüştürülmüştür. 1965 yılında, İskenderpaşa Vakfı’na ait caminin batı yanındaki arsa belediye tarafından satın alınarak temizlenmiş ve binanın bahçesi olarak kullanılmıştır. Kayıtlara göre birçok kez onarım geçiren yapı, 1988 yılında belediyenin bir kısmının Pazarkapı’daki binaya taşınması sonucunda önemli bir onarım görmüştür. Bu dönemde mevcut yapının zemin katı itfaiye binası olarak dönüştürülmüş, üst katlarda da bazı değişiklikler yapılmıştır. 2010 yılında Atapark’ta inşa edilen yeni belediye binasına taşınılmasının ardından yapı ve çevresi çeşitli düzenleme çalışmalarına konu olmuştur. 2015 yılında binanın güneyindeki bahçe kaldırılarak meydanla bütünlük sağlanmıştır. 2017 yılında bu alana yeraltı çarşısı ile tuvaletler ve mescit eki yapılmıştır. Tarihî Belediye Binası’nın restorasyonu 2018 yılında tamamlanmış; yapı, belediye müzesi ve ek hizmet binası olarak değerlendirilmiştir. Günümüzde yapı, Belediye tarafından ek hizmet binası olarak kullanılmaya devam etmektedir.

Doğu–batı doğrultusunda uzanan uzun dikdörtgen bir alan üzerine oturan yapı, iki katlı kamu yapıları planında inşa edilmiştir. Kuzeye bakan ana cephede, ikisi köşelerde ve üçü ortada olmak üzere beş kapı açıklığıyla zemin kata giriş sağlanmaktadır. İşlev değişikliği sırasında tadilata maruz kalmasına rağmen zemin kat, esas yapısını büyük ölçüde korumuştur. Cephede yan yana dizilmiş üç kapıdan ortadaki üst kata çıkan merdivene açılmakta, yanlardaki kapılar ise bu merdivenin ayırdığı iki yan kanada geçiş vermektedir. Beş büyük mekâna bölünen doğu kanat, camekânla dış mekâna bağlanmaktadır. Batı kanat ise doğu tarafı bölümlenmeyen açık ve büyük bir camekânlı alan ile bu bölümün batısında yer alan daha küçük ofis odalarından oluşan iki bölüme ayrılmaktadır. Başkanlık makamının da bulunduğu üst kat, hol ve ofis odalarından oluşmaktadır.

Yapı, neo-klasik üslubun anıtsal yapı anlayışını yansıtmaktadır. Cephelerde yalancı klasik örme sütunlar, kompozisyon konturları, formlar ve çizgiler yer almaktadır. Gereksiz detaylara, kalabalık kompozisyonlara ve yoğun bezeme unsurlarına yer verilmemiştir. Cephelerde dengeli ve simetrik bir düzen hâkimdir. Kat kornişleri ile üst örtü saçaklarının yataylığı, cephe kompozisyonunun belirleyici unsurları arasındadır.

Kuzey cephe, kat kornişi ile iki yatay bölüme ayrılmaktadır. Zemin katta, doğu ve batı köşelerdeki giriş kapılarının yanı sıra ortadaki üç ana giriş kapısı, basık kemerli pencereler ve camekânlar aracılığıyla dışa açılmaktadır. Ana giriş kapılarından batıdaki, yuvarlak kemerli olup iki sütun arasına alınmış, düz lentolu ve kademeli taçlarla sonlandırılmıştır. Diğer kapılar dikdörtgen çerçeveli ve düz lentoludur. Cephe tamamen yontma taşla inşa edilmiştir. Örme sütunlara yapının yükünü taşıyormuş izlenimi verilmiştir.

Zemin kat ile birinci katı ayıran kat silmesi, kademeli profillerle düzenlenmiştir. Balkon, metal “S” biçimli konsollarla taşınmaktadır. Balkonun metal korkulukları, 1930’lu yıllara tarihlenen desenli demir işçiliği örneklerindendir. Üst kat cephede, simetri esasına göre dizilmiş, dışa taşkın taş söveli, kilit kaşı vurgulu basık kemerli sıra pencereler yer almaktadır. Bu pencere düzeni, II. Abdülhamid Dönemi (1876–1908) cephe tasarım tercihinin bir uygulamasıdır. Üst katın yuvarlak kesitli düz çatı kornişi üzerinde semer duvarı yükselmekte, bunun ardından kırma/beşik çatının saçağı ile cephe tamamlanmaktadır. Günümüzde saçak ve üst örtü tamamen yenilenmiş olup, bu bölümde yapının özgün durumu korunmamıştır.