İnegöl, kendi adıyla anılan bir höyüğün üzerinde kurulu olan bir yerleşim yeridir. Yaklaşık 450 m çap ve 12 m yüksekliğe sahip höyük, boyutu ile Güney Marmara Bölgesi’nin en büyük höyüklerinden birisidir. 1999 yılında Bursa Müze Müdürlüğü tarafından höyükte yapılan kurtarma kazıları sonucu Geç Kalkolitik Çağdan başlayarak Osmanlı Dönemi’ne kadar kesintisiz yerleşildiği anlaşılmıştır.

İlk olarak 20. yüzyılın başlarında keşfedilen İnegöl Höyük, Bursa-Eskişehir karayolunun 1 km. güneyinde, Cuma Mahallesi’nde yer almaktadır. “İnegöl Höyüğü” veya “Cumatepe Höyük” olarak da literatüre giren yerleşim, İnegöllüler tarafından “Yokuş” olarak da adlandırılmaktadır. Günümüzde etrafını bir ana caddenin çevrelediği İnegöl Höyük, yaklaşık 450 m. çapında ve 12 m. yüksekliğindedir. Bu ölçüleri ile bölgenin en büyük höyüklerinden birisidir. Cumatepe Höyük’ü ilk ziyaret edenlerden birisi A. Philippson’dur. 1902 yılındaki bu ilk ziyareti 1928 yılında R. Hartmann ve 1939 yılında K. Bittel – H. Otto takip etmiştir. 1948 yılında K. Kökten, 1950’lerin başında ise J. Mellaart İnegöl’dedir. İnegöl Höyük, 20. yüzyılında başlarından bu yana biliniyor olmasına rağmen ancak 1993 yılında 3. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescil edilebilmiştir. Bundan dolayı dagünümüzde antik yerleşimin üzerinde yoğun bir yapılaşma söz konusudur.1

  1. İnegöl-Cumatepe Höyük ve Tunç Çağı Ulaşımındaki Yeri, Mustafa Şahin ↩︎