Çakmaktepe, Manyas Gölü’nün doğu yakasında, göl ile Karacabey Ovası arasındaki kuzey güney yönlü sırtın üst tarafında bulunmaktadır. Marmara Denizi’nin güneyi tektonik hareketler ve akarsu havzalarında yaşanan oluşumlar nedeniyle önemli değişimler geçirmiştir. Bu nedenle buluntu yerinin özellikleri ile, göl ve ovalık ortamlarla ilişkisinin bugünkünden farklı olduğunu düşünmek gerekmektedir. Çakmaktepe’yi Balıkesir’deki diğer Paleolitik Çağ buluntu yerlerinden farklı kılan buradaki malzemenin yoğun ve geniş bir alana yayılıyor oluşudur. Arkeolojik malzeme doğal bir kayalığın üstünde ve batısında, ayrıca sırt üzerindeki tepeliğin kuzeydoğusu dışında neredeyse tüm yamaçlarına ve eteklere yayılmaktadır. Buluntu yoğunluğu buranın aralıklarla uzun süre kullanılmış olduğunu düşündürmektedir. Tepelik kesimde ve eteklerde yontmataş buluntuların yanı sıra bunların yapımında kullanılan çakmaktaşı hammaddesinin de bulunuyor olması, buranın taş işlemek için konaklanan bir yer olduğunu işaret etmektedir. Çakmaktaşından yongalama yapmak için hazırlanan ve çekirdek adı verilen taş kütleler ile yongalama artığı olabilecek parçalar da bu görüşü destekler. Aletler arasında iki yüzeyli el baltası, levallois çekirdekler ve yongaların yanı sıra çekirdek, yonga, dilgi ve özellikle kazıyıcı aletler tespit edilmiştir. İki yüzeyli ve levallois tekniğini gösteren ürünlerin bir arada bulunması buluntu yerini Alt Paleolitik sonu Orta Paleolitik başına, günümüzden önce 400-200 bin yıl aralığında tarihlememizi sağlamaktadır. Buradaki malzemenin yoğunluğu ve niteliği Çakmaktepe’yi Marmara Denizi’nin güneyindeki en önemli buluntu yerlerinden biri yapmaktadır. Bununla birlikte malzemenin durumu ve dağlımı ile özellikle bazı malzeme gruplarında görülen yoğun patina, arkeolojik dolgunun uzun süredir açıkta olduğunu ve yüzey faaliyetleri nedeniyle olasılıkla aynı noktada karıştığını işaret etmektedir.

Tarihöncesinde Balıkesir, Eylem Özdoğan