YAPTIRAN: Yapı kitabesine göre Halime Hanım tarafından inşa ettirilmiştir.

KİTABESİ: Günümüzde çeşme üzerinde herhangi bir kitabe bulunmamaktadır. Ancak Betül Özcan Balkır’ın da belirttiği üzere Yüksel Arslan ve O. Kemal Karakuş bu çeşmenin Binbaşılar Çeşmesi olduğunu söylemişlerdir (Arslan ve Karakuş, 2012, s. 152). Binbaşılar çeşmesinin kitabesi ile, Mahsenüstü sokak çeşmesinin kitabe taşının bulunması gereken yerin ölçüleri birbirini tutmaktadır (Balkır, 2018, s. 664). Aynı şekilde Ahmet Gökoğlu’nun da tarif ettiği Binbaşılar çeşmesi bu çeşme ile benzerlikler göstermektedir (Gökoğlu, 1952, s. 424-25). Ancak günümüzde Binbaşılar Çeşmesine ait kitabe yerinden sökülerek Tüfekçibaşı Sokak’taki 8 No’lu evin bahçe duvarına bilinmeyen bir dönemde monte edilmiştir. Tarafımızca da belirtilen çeşmenin hem kitabe ölçüleri hem de bulunduğu konum itibariyle de aynı çeşme olduğu düşünülmektedir. Kitabesi günümüzde oldukça harap olmuş ve okunamayacak duruma gelmiştir. Enine dikdörtgen planlı 1.70×0.44 m ölçülerinde olan kitabe kalker taşı üzerine zemin oyma tekniğinde işlenmiştir. 5 satır ve 10 mısradan oluşan kitabede satır araları enine silmelerle birbirinden ayrılmıştır. Kitabenin her iki tarafında 0.35 m çapında büyük birer gülbezek motifi işlenmiştir. Sekiz yapraklı çiçekten oluşan gülbezek merkezdeki dairesel tomurcuktan ışınsal uzanan dilimlerle oluşturulmuştur. Celî talik hatlı Osmanlı Türkçesi ile yazılmış manzum kitabeyi Gökoğlu şu şekilde okumuştur (Gökoğlu, 1952, s. 424-25).

Okunuşu:
1- Sa’yini meşkûr ede Mevlâ Halime Hanım’ın
Ruhiçün ecdadının bak çeşme bünyad ettirir,
2- Yani merhum Miralay Elhac Abdullah Bey’in
Zevce-i pakizesidir ruhunu şâd ettirir,
3- Kendinin hem neslinin ömrünü hak eylesün füzun
Bu duayı işte hep atşana ettirir,
4- Böyle ehl-i hayrın Allah ceddine evladına
Sevgili mecnune mahşerde imdad ettirir,
5- Söyledim ben de atai cevher tarihini
İç bu dilcu çeşmeden ki kevseri yâd ettirir 1115