Aslanlı Kışla Camii veya Kışla Saray Camii 1819 (H. 1235) yılında Konya Valisi Hüseyin Paşa tarafından yaptırılmıştır. Mevlâna Müzesi’nde bulunan kitabesine göre eser, Kadı Abdurrahman Paşa’nın Konya Vilayet Konağı olarak yaptırdığı binanın yakınında bulunduğu için “Saray Camii” adıyla da anılmaktadır. Eskiden şehrin doğusundaki Çayır semtinde, Kadı Abdurrahman Paşa tarafından yaptırıldığı belirtilen ve aynı zamanda Vali Konağı olarak kullanılan askerî kışlanın çevresinde yer almakta iken, bugün bu yapıların ortadan kaldırılıp yerlerine yapılan Mevlâna Kültür Merkezi’nin hemen güneyinde bulunmaktadır.

Ahşap direkli ve tavanlı camilerden olan yapı, kuzey-güney doğrultusunda uzanan dıştan 14,30 x 21,60 metre ölçüsünde dikdörtgen planlıdır ve zeminden 1,80 metre yükseklikteki bir kaide üzerine oturmaktadır. Kuzeyde son cemaat mahalli yer almakta, bunun harimle birleşen köşesinde minare yükselmektedir. Yapının üstü kiremit kaplı kırma çatı ile örtülüdür. Önceleri yıkılmış olan son cemaat yeri 1959 yılında yeniden yapılmış, ön kısmı dört adet betonarme sütunla desteklenmiştir. Camiye buradan açılan bir kapıyla girilmektedir. Kemerli kapıda gri ve beyaz mermer kullanılmış, açıklığa iki kanatlı kapı yerleştirilmiştir. Kemer kavsine göre şekillenen ahşap kapının alt kısımları çok tablalı, üst kısımları ise bitkisel motiflerle oymalı olarak düzenlenmiştir.

Duvarlar alt bölümde kesme taş, üst bölümde moloz taşla örülmüştür. Her cephede altlı üstlü dikdörtgen pencereler açılmış, üsttekiler alttakilerden daha küçük tutulmuştur. Minarenin kaidesi ve peteği kesme taş, poligonal gövdesi tuğla örgülüdür; tek şerefeli minare yeşil sırlı çini kuşaklarla dekore edilmiştir.

Harim, kıble duvarına dik yerleştirilen dörder sütundan oluşan iki sıra ile üç sahna ayrılmıştır. Orta sahın yan sahınlardan biraz daha geniş ve yüksek tutulmuştur. Üst örtü, silindirik sütunlar ve profilli yastıklara oturan iki ana kiriş tarafından taşınmaktadır. Yukarı doğru hafif incelen sütunların kalem işi süslemeleri sonraki tamiratlarda kötü biçimde boyanmış ve özelliğini kaybetmiştir. Tavan alttan tahta levhalarla kaplanmış, ince çıtalarla kareli taksimatlara bölünmüştür. Orta sahındaki daha süslü tavanın dairevi fırfırlı kabartma göbeğinde merkezde üç katlı bir kokart ile çevresini kuşatan iri yapraklar bulunmaktadır; burada hemen bütün renkler kullanılmıştır. Karelerin içindeki süslemeler yok edilmiştir. Eski fotoğraflarda tavanın daha zengin süslemeli olduğu görülmektedir.

Mihrap, cümle kapısının karşısına gelecek şekilde kıble duvarına oyulmuş yarım sekizgen prizma biçimindedir; beyaz ve gök mermerden yapılmıştır. Dikdörtgen cephesi yeşil, beyaz, kahverengi ve yaldızlı boyamalarla düzenlenmiş, mukarnas dolgulu kavsarası ve kartuştaki nesih yazısı ile dikkat çekmektedir. Geç dönemde yapıldığı belli olan minber sade ahşap işçiliği göstermekte; geçidi, alttaki dilimli kemerleri, giriş üstündeki kitabe ve dendan sırası ile öne çıkmaktadır.

Kadınlar mahfilinin eski durumuna ait kalıntılar yan duvarlara gömülü konsol uçlarından anlaşılmaktadır; kuzey duvarına bitişik olduğu eski gravür ve fotoğraflarda da görülmektedir.

✶ Medya

✶ İlişkili Yerler