Abdülhadi Cami, 1941 yılında yol açılması nedeniyle istimlak edilerek yıktırılmıştır. Elde edilen istimlak bedeli, yeni bir caminin (Kurtuluş Cami) yapımında kullanılmıştır. Abdülhadi Cami yıkıldıktan sonra ahşap minberi ile Hattat Kamil Efendi’nin yazdığı bilinen 2 levhası Karacabey Camisi’ne nakledilmiştir. Minber ve levhalar sonradan Kurtuluş Camisi tamamlandıktan sonra Kurtuluş Camisi’ne taşınmıştır. Caminin giriş kapısı üzerinde bulunan kitabe, ahşap üzerine 2 satır haline yazılmıştır. Kitabeden, banisinin Abdülhadi Efendi olduğu öğrenilmiştir. Abdülhadi Efendi’nin Karacabey’in ailesinden, Karacabey’in torunlarından biri olduğu ve zamanın alimleri içinde yer aldığı bilinmektedir. Vakıflar Genel Müdürlüğü arşivindeki bir kayıta dayanarak caminin Hicri 1133 (Miladi, 1731) tarihinde yapılmış olduğu tahmin edilmektedir.

1924 Ankara Haritası’nda caminin kuzeyinde bir mektep ve güneyinde bir hazire yer aldığı görülmektedir. Cami yıktırılırken bu hazire kaldırılmıştır. Buradaki mezarların nereye taşındığı hakkında bilgi bulunamamıştır.

Bazar-ı Ganem (Koyunpazarı) Çarşısı’nda, Abdülhadi Cami’nin kuzey bitişiğinde bulunan sıbyan mektebi, Abdülhadi Efendi tarafından yaptırılmıştır. Karacabey ailesinden olduğu bilinen Abdülhadi Efendi’nin 1731 tarihli vakfiyesinde yer alan bilgilere göre, yaptırdığı mektep 3 hücrelidir.

Kaynak: Cumhuriyet Öncesi Ankara’da Cami ve Mescitler – İbrahim Yavuz İşçen

✶ Medya