Yapıyı 1983 yılında inceleyen Ötüken ve ekibi (1986, 380), güney cephenin doğu köşesinde 1837 tarihli bir kitabeden söz eder ve dolayısıyla Mordtmann’ın 1850-59 arası yöreyi ziyaretleri sırasında kayda geçirdiği 1855 tarihli Agios Georgios Kilisesi olarak özdeşleştirilmesinin sorunlu olduğunu belirtir. Ancak ne yapıyı 2012-13 yıllarında inceleyen Yıldız (2014, 26) ne de 2016 yılında yapıyı ziyaret eden proje ekibi söz konusu 1837 tarihli kitabeyi tespit edebilmiştir. Buna karşılık, batı cephedeki kapının üzerindeki mermer levhadaki kitabenin, fotoğrafı verilmiş olmasına karşın, sadece üstteki bitkisel bezemesinden söz edilmektedir. Söz konusu kitabe, muhtemelen yapının camiye dönüştürülmesi sonrasında siyah renkli yağlıboya veya zift benzeri bir madde ile boyanarak yazısı kapatılmış, aradan geçen nerdeyse bir asra yakın süre sonunda da aşınmaya başlamıştır. Doğu batı yönelimli ve girişi batıcephenin ortasında bulunan bir kilise yapısının, güney cephesinin doğu köşesinde kitabesinin bulunması makul değildir. Batıdaki kapının üzerindeki mermer levha temizlendiği takdirde asıl kitabenin okunabilir hale gelmesiyle, yapı hakkında doğru bilgi edinilebilecektir. Güney cephede sözü edilen ama görülemeyen 1837 tarihli kitabe ise belki de bir önceki kiliseden bir anı olarak oraya monte edilmiş olabilir. 1924 Mübadelesi sonrası köyden göç eden Rumların yerini alan muhacirler yapıyı camiye dönüştürmüş ve 1950-52 yıllarında yeni cami inşa edilene kadar burada ibadetlerini sürdürmüştür. Camiye dönüştürme nedeniyle kiliseye bir mihrap ve minare yapılmıştır. Yapı, 1952’de terk edildikten sonra bakımsız kalarak harabeye dönüşmüştür.

Kültürel Mirası Koruma Derneği – Bursa