Tontar Kilisesi
- Tür
- Kilise
- Kültür
- Bizans
- Yüzyıl
- 5. yy
- Durum
- Erişilebilir
Tontar Mevkii’nde, Kayseri’nin Esenyurt Mahallesi ile Erciyes Dağı’nın kuzey etekleri arasında yer alan Deliklitaş adlı alçak tepecikte, 1971 yılında bir elektrik direği dikimi sırasında Bizans dönemine ait bir kilisenin temel kalıntılarına rastlanmıştır. Bu tesadüfi bulgu üzerine Kayseri Müzesi tarafından arkeolojik bir kurtarma kazısı başlatılmış ve kilisenin temelleri açığa çıkarılmıştır.
Kazılar sonucunda ortaya çıkarılan yapı, planı ve mimari özellikleriyle tipik bir Bizans kilisesi niteliği taşımaktadır. Dıştan yaklaşık 20 x 27 metre boyutlarındaki yapı, haç planlı olarak doğu-batı doğrultusunda inşa edilmiştir. Doğusunda yer alan geniş apsis bölümü dıştan köşeli, içten ise yuvarlaktır. Apsis önünde enine bir sahın yer alırken, ortada kareye yakın bir merkezi mekân oluşturulmuştur. Bu merkezî alanın dört köşesinde yer alan geniş ve yuvarlak nişler, bölgedeki çağdaş kiliseler arasında ayırt edici bir özellik göstermektedir.
Yapının duvarları düzgün kesme taşlardan inşa edilmiş, siyah bazaltik ve açık renkli andezit taşlar dönüşümlü olarak kullanılmıştır. Tonozların ise gözenekli andezitten işlenmiş taşlarla yapıldığı anlaşılmaktadır. Yapının çatı örtüsünden kalan yıpranmış tonoz parçaları kazılarda gün yüzüne çıkarılmıştır. Zemin büyük oranda tahrip olmuş olduğundan döşeme hakkında net bilgi edinilememiştir; ancak kilisenin tabii kayalık zemin üzerine oturtulduğu belirlenmiştir.
Kilisenin kullanımı yalnızca Bizans dönemine ait değildir. Kazı sırasında bulunan çok sayıda Selçuklu dönemine ait seramik ve çini parçaları, yapının 13. yüzyıldan itibaren Türkler tarafından da kullanıldığını göstermektedir. Ayrıca yapının enkazı içinden çıkan bir Ermenice kitabe parçası, bu dönemde yapının farklı topluluklar tarafından da değerlendirildiğine işaret etmektedir.
Kilisenin, Kaisareia Başpiskoposu St. Basileios’un 4. yüzyılda yaptırdığı manastır ve kilise topluluğuna ait olup olmadığı hususu kesin olarak belirlenememiştir. Plan ve mimari özellikler bakımından, St. Basileios’un inşa ettirdiği yapılardan daha geç döneme, büyük ihtimalle M.S. 5. yüzyıl ortalarına ait olduğu düşünülmektedir. Yapı, Tomarza’daki Panagia Kilisesi ve Skupi Manastırı gibi Kappadokia’daki erken Bizans dönemi örnekleriyle dikkat çekici benzerlikler taşımaktadır.
Bugün kiliseden geriye, bakımsız ve korumasız durumda, yalnızca temellerine ait kalıntılar kalmıştır.