1890 yılında suyunu Atpazarı Maksemi’nden temin etmeye başlamıştır.

1924 Ankara Haritası’nda, ‘Harik Mahalli’ (yangın alanı) içinde bir çeşme gösterilmiştir. İsmi bilinmeyen çeşme, bulunduğu mahalle göz önüne alınarak tarafımızdan ‘Hisarönü Mahallesi Çeşmesi’ şeklinde adlandırılmıştır. Günümüze ulaşmayan çeşme, Elmadağ su hattı üzerine yapılmıştır. Hakkında bilgi bulunmayan çeşmenin, 1916 yangın alanı içinde kaldığı ve yangın sırasında hasar gördüğü anlaşılmaktadır. Çeşmenin yeri günümüzde Necatibey Mahallesi’nde, Necatibey Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınındadır. İpek Caddesi üzerinde 10 numaralı apartmanın (Hoşgör Apartmanı) karşısına denk geldiği söylenebilir.

Eski fotoğraflarından anlaşıldığı kadarıyla, uzunlamasına dikdörtgen biçimli olan çeşmenin ön cephesinde kesme taşlar kullanılmıştır. Sade görünümlü olan çeşmenin 3 kenarı silme şeklinde hafif dışarı çıkık olarak tasarlanmıştır. Yan kenarlara denk gelen silmelere sütun görünümü verilmiştir. 1916 yangını sonrası çeşmeye ait bir fotoğrafta, çeşmenin sol tarafında yer alan silmenin yıkıldığı ve gövdede lülenin üzerinde yer alan kitabe yerinin boş olduğu görülmektedir.

Çeşmenin tavan kısmı, taştan kısa bir saçak şeklinde düzenlenmiştir. Yangın bölgesinde 1920’li yılların ortalarında yavaş yavaş düzenlemeler ve yapılaşma başladığında, çeşmenin kuzey tarafında, biraz arkasına Belçika Sefareti olarak bilinen iki katlı kubbeli yapı inşa edilmiştir (yapı günümüzde mevcut değildir). Çeşme muhtemelen sonraki yıllarda kaldırılmıştır. Ancak yerine sonradan daha basit ve yeni bir çeşme yapıldığı bilinmektedir. Üzerinde mermer bir tabela bulunan yeni çeşme, son yıllara kadar kullanılmaz durumda olmakla birlikte varlığını sürdürmüştür. Bu çeşmenin 2000’li yılların başlarında yol ve çevre düzenlemeleri sırasında iptal edildiği bilinmektedir.

Kaynak: Osmanlı Döneminde Ankara’nın Mahalle Çeşmeleri – İbrahim Yavuz İşçen

✶ Medya