Kuseyri Apartmanı’nın inşa tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, Reşit Kuseyri, yapının 1930-1935 yılları arasında otel olarak inşa edildiğine rağmen hiçbir zaman bu işlevle işletilmediğini, tamamlandıktan sonra konut olarak kullanıldığını belirtmiştir. Yapı, Hükümet (Saray) Caddesi ile Silahlı Kuvvetler Caddesi’nin kesiştiği yapı adası üzerinde, doğudaki dağlardan gelerek Asi Nehri’ne kavuşan ve Akakir Deresi olarak anılan eski bir dere yatağı alanında yer almaktaydı. Yapının bulunduğu alanın Fransız işgali döneminde satılığa çıkarıldığı, dedesinin babası tarafından satın alındığı ve daha sonra çocuklarına intikal ettiği ifade edilmiştir. Aynı kaynak, alanın daha önce bir dere yatağı olduğunu ve bu yatağın Fransızlar döneminde parsellenerek yapılaşmaya açıldığını aktarmıştır. Yapının mülkiyeti, Cavit Bey’in anne ve babası ile amca çocukları tarafından inşa ettirilmiş; evlenme sonrasında annenin kullanımına verilmiş, mülkiyetin yarısı anneye, yarısı babaya ait olmuştur.

Yapı, üçgenimsi biçimde bir arsa üzerine oturur ve bu arsa geometrisi plan ve kütle düzenini doğrudan belirlemiştir. Güneyde komşu parsellere bitişik olan yapının batı kanadı doğu kanadından daha uzundur. Üç katlı yapının zemin katı dükkânlara ayrılmıştır. Batı kanatta, cepheye yaklaşık paralel ilerleyen bir iç duvar hattı ile bu hat ve cephe arasında olabildiğince dik yerleştirilmiş ara duvarlar kullanılarak özgün durumda 11 dükkân oluşturulmuştur. Doğu kanatta ise 2 dükkân yer alır. Kuzeydoğu uçta yer alan dükkân iki cephelidir. Zaman içinde bazı ara duvarların kaldırılmasıyla dükkân sayısı 9’a düşmüştür. Doğu kanadın güneyinde yer alan merdiven evi, doğrudan üst katlara ulaşımı sağlayan bağımsız bir mekân olarak düzenlenmiş, çift kollu merdivenle donatılmıştır. Merdiven evi, giriş üzerindeki pencere ve çatıdaki aydınlatma açıklığı sayesinde doğal ışık alır; kuzeyindeki dükkânla bağlantısı bulunmaktadır.

Birinci kat, merkezde yer alan ve doğudan girilen bir koridor çevresinde düzenlenmiştir. Koridor, başlangıçta doğrusal ilerlerken daha sonra eğrisel bir hat izleyerek daralır. Bu katta cephe boyunca sıralanan odaların bir bölümü özgün niteliklerini korumuştur. Kuzeybatıdaki üç odadan biri balkonlu, diğer ikisi pencerelidir. Bunların kuzeyinde eyvan niteliğinde balkonlu bir mekân ve iki pencereli bir oda yer alır. Servis mekânları koridorun doğu cephesinde toplanmıştır. Arsanın biçiminden dolayı kuzeydoğu bölümde yer alan mekânlar yamuk ve çok kenarlı planlıdır; bu bölümde yalnızca doğu cephedeki oda özgünlüğünü korumuş, diğerleri zaman içinde yapılan müdahalelerle değişmiştir. Bu katta üç balkon bulunur.

İkinci katın plan kurgusu birinci kata benzer olmakla birlikte mekânların ölçü ve biçimleri farklılaşır. Batı kanadın güney ucundaki oda daha küçük ölçülüdür; kuzeyindeki balkonlu mekân dar ve uzun bir hacim oluşturur. Bu katta da balkonlar belirli odalara bağlıdır ve mekânların özgünlük durumu birinci kattaki dağılıma paraleldir.

Yapının iç mekân düzeni yalındır. Bezeme unsuru olarak yalnızca karosiman zemin kaplamaları kullanılmıştır. Özgün döşemelerde her odada farklı renk ve desen düzenlemeleri görülür. Zeminler, dış kenarlarda açık renkli düz karolarla çevrelenmiş, içte desenli karolarla çerçevelenmiştir. Odalarda siyah, beyaz, kırmızı, bordo, turuncu ve gri renklerin birlikte kullanıldığı geometrik ve stilize bitkisel desenli karolar tercih edilmiştir. Koridor ve servis mekânlarında açık renkli, desensiz karolar kullanılmıştır.

Yapının zemin katı yığma taş tekniğinde inşa edilmiş ve haç tonozlu döşemelerle örtülmüştür. Üst katlarda dış duvarlar yığma taş, iç duvarlar tuğla dolgulu ahşap karkas sistemindedir. Birinci katta putrellerle desteklenmiş betonarme döşeme, ikinci katta ise ahşap konstrüksiyonlu döşeme uygulanmıştır. Kırma çatı Marsilya tipi kiremitle kaplanmıştır. Dış cepheler kesme taş kaplama olup, sıva üzerinde oluşturulan derz çizgileriyle taş dokusu devam ettirilmiştir. Kapı ve pencere söveleri kesme taş, doğramalar ahşaptır; pencereler ahşap panjurludur. Balkon ve kemer içlerinde dökme demir korkuluklar kullanılmıştır. Merdiven, yığma taş duvara ankastre basamaklardan oluşur; korkulukları dökme demir, küpeştesi ahşaptır.

Cephe düzeni, arsanın biçimine bağlı olarak iki ana cephe üzerinden kurgulanmıştır. Katlar silmelerle birbirinden ayrılmıştır. Zemin katta dükkânlara ait yuvarlak kemerli açıklıklar yer alır. Doğu cephedeki ana giriş, taş söveli, kademeli silmelerle vurgulanmış bir düzenlemeye sahiptir; giriş üzerinde basık atnalı kemerli bir aydınlatma penceresi bulunur. Birinci katta pencere ve balkon kapıları “T” biçimli silmelerle çevrelenmiş, düz atkı taşları ve eğrisel alınlıklarla tamamlanmıştır. Balkonlar taş konsollara oturur ve dökme demir korkuluklarla donatılmıştır. İkinci katta açıklık dizilimi birinci katla aynıdır; bu katta eğrisel alınlıklar kullanılmamıştır. Açıklıklar tüm katlarda aynı düşey eksenler üzerinde yerleştirilmiştir.

Arşiv belgelerine göre, Haziran 1918 tarihli 46 sayılı ve Aralık 1918 tarihli 413 sayılı temlik senetleri ile Mehmet Kuseyri oğlu Murat Bey ve eşi Hatice’nin mülkiyet başvurusu kabul edilmiştir. 1929 tarihli 786 sayılı mahkeme kararı, 1918 yılında söz konusu parsellerde şahıslara ait bir gayrimenkulün varlığını tespit etmektedir. 1929 tarihli kadastro haritalarında yapı alanı birden fazla parsel üzerinde gösterilmiştir. İşgal dönemine ait 1933 ve 1937 tarihli fotoğraflarda yapının varlığı açıkça görülmektedir.

Yapı, konut, Fransız subaylarına kiralama, Ziraat Bankası kullanımı, Tapu Kadastro Bölge Müdürlüğü, yazıhane ve tekrar konut olmak üzere farklı işlevlerle kullanılmıştır. Zaman içinde bu işlev değişikliklerine bağlı olarak plan ve iç mekânda müdahaleler yapılmıştır. Kaynak kişi Reşit Kuseyri, asansör için yer ayrıldığını ancak asansörün hiçbir zaman yerleştirilmediğini belirtmiştir.

Kuseyri Apartmanı, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremde tamamen yıkılmıştır.