Şeyh Ümmi Zaviyesi
Şeyh Ümmî Zaviyesi, 14. yüzyılda Eretnaoğulları döneminde, Gıyaseddin Mehmed zamanında 753/1352’den sonraki bir tarihte inşa edilmiş dini bir yapıdır. Develi’deki tekke ve zaviyeler içinde vakfiyesi bilinen tek zaviye olması yönüyle dikkat çekmektedir. Banisi olarak kabul edilen ve halk arasında Şıh Emmi adıyla tanınan Şeyh Ümmî’nin Horasan’dan gelen dört komutandan biri olduğuna inanılmaktadır. Ahîlerden olan Şeyh Ümmî, aynı zamanda Rufâî tarikatına mensuptur. Büyük Yazı mevkiinde Abıt Tekkesi adı verilen mezarlıkta medfundur. Üzeri açık olan türbesinde ve mezar taşında herhangi bir kitabe bulunmamaktadır.
Kadı Burhaneddin’in 1381–1397 yılları arasında Develi’ye hâkim olduğu döneme ait kaynaklarda şehir; “güzel bir yer, sağlam bir sığınak, mamur bir vilayet” olarak nitelendirilmiştir. Bu ifade, Şeyh Ümmî Zaviyesi’nin de yer aldığı alanın o dönemde canlı ve gelişmiş bir yerleşim merkezi olduğuna işaret etmektedir. Ayrıca 16. yüzyıl başlarına kadar da bu bölgenin iskân sahası olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Hurufât Defterleri’nde Şeyh Ümmî Zaviyesi’ne dair çeşitli belgeler bulunmaktadır. Muharrem 1139/Eylül 1726 tarihli belgede zaviyenin şeyhi ve mütevellisi olan Şeyh Emrullah’ın yaşlılık ve hastalık nedeniyle görevini torunu Şeyh Mehmed’e devrettiği kayıtlıdır. Şeyh Mehmed’in vefatı üzerine Şevval 1164/Ağustos 1751’de şeyhlik ve mütevellilik görevleri Şeyh Ahmed ve Şeyh Süleyman’a müştereken verilmiştir. Ancak Şeyh Süleyman’ın evlatdan olmaması gerekçesiyle Cemaziyelevvel 1167/Şubat 1754’te görevden alınmış, yerine vakıf evladından Mehmed getirilmiştir.
Arşiv kayıtları, Şeyh Ümmî’nin Develi’de medfun olduğunu ve 19. yüzyılın başlarına kadar zaviyesinin varlığını sürdürdüğünü göstermektedir. Ayrıca zaviye bünyesinde bir vakfın bulunduğu ve bu çerçevede şeyh, zaviyedar ve mütevelli tayinlerinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Şeyh Bekir bin İbrahim’in vefatıyla zaviyedarlık görevi oğlu Şeyh Muhammed’e geçmiş; mütevelli ve zaviyedar olan Hasan bin Abdurrahman’ın ölümü sonrası vazife oğulları Seyyid Osman ve Abdurrahman’a tevdi edilmiştir. Bir başka belgede ise vakıf evladından Seyyid Mehmed’in ölümü ve erkek evladı olmaması sebebiyle görev kardeşi Seyyid Ahmed’e bırakılmıştır.
Cami-i Kebir Mahallesi Selçuk Sokak’ta, Ulu Cami’nin güneyinde yer alan mezarlık içinde bulunduğu kaydedilen zaviye, günümüzde artık mevcut değildir.