Göztepe’nin 19.yy’ın son çeyreğinde ticarete bağlı olarak
zenginleşenlerce tercih edilen yeni bir mahalle olduğu
bilinmektedir. Bu dokuda artık etnik farklılıklar değil zenginlik
ölçek olarak karşımıza çıkmaktadır. Pek çok araştırmacının da
belirttiği gibi; sahil boyunca sıralanan evlerin kimi Müslümanlara,
kimi Rumlara, kimi Yahudilere, kimi de Levantenlere aittir. Bu
yüzden Göztepe yerleşimi, kozmopolit bir kimlik sergilemektedir.
Burada günümüze ulaşan Asansör, Büyük Sinagog, Atatürk’ün de
konuk olduğu Uşakizade Köşkü ve emsalleri ile daha çok Yahudi
ve Türk izlerini taşırken Levantenler’in, Rumların ve Ermenilerin
okulları, kiliseleri ve yerleşmeleri de aynı alanda konumlanmıştır.
Bölgede Aslanlı Köşk olarak tanınan yapının da bu sürecin
Cumhuriyet döneminde de kimliğini sürdürdüğünü ifade eden bir
yapı olduğunu mimari kurgusuna bakarak söylemek mümkündür.
Zira yapının kim tarafından yapıldığına dair her hangi bir
kayda rastlanmamakla birlikte olasılıkla 1930’lu yıllarda, tütün
ticaretiyle ilgili bir Türk aile tarafından kullanıldığı bilinmektedir

Mimarı Tahsin Sermet Bey’dir.

✶ Medya